• Konya0 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aydınlar Ocağı Erbakan hocayı andı
08 Nisan 2011 Cuma 10:02

Aydınlar Ocağı Erbakan hocayı andı

Konya Aydınlar Ocağıında Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı anlatan eski Milletvekili Ahmet Akçael, Bana tek kelimeyle Erbakan Hocayı anlat derseniz; hoca, tek başına üniversiteydi derim dedi

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde, “Tanımaya Çalıştığım Erbakan” başlığı altında 54. Hükümet’in Başbakan’ı ve SP Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hayatını ve 40 yıllık dostluğunu anlatan eski Balıkesir Milletvekili Ahmet Akçael, 1973 senesinde MSP’den siyasete atıldığını ve 4 yıl milletvekilliği yaptığını söyledi.

 

Konuşmasına “Benim bir özelliğim de Hoca’ya muhalefet yapmamdı” diye devam eden Ahmet Akçael, 1977’den itibaren Erbakan Hoca’yla 10 yıl boyunda küs kaldıklarını ve barıştıkları zaman da yine muhalefet ettiklerini tebessüm ederek anlattı. Milletvekili olacaklara da tecrübeleri ışığı altında bazı açıklamalar yapan Akçael, “Milletvekili olmak isteyenler önce genel başkana karşı kimliğini, sonra genel başkanın etrafındakilere karşı kimliğini ve en son kendi kimliğini belirlemesi gerekiyor” tavsiyesinde bulundu.

 

 

“LİDERLER ACIMASIZDIRLAR”

 

Erbakan Hoca’nın artı ve eksileri bulunduğunu ve vefat ettiği için eksilerini kapattığını kaydeden Akçael, siyasi liderlerin en önemli özellikleri arasında dikkatini çeken konuyu şu sözlerle dile getirdi: “Siyasetin mayalandığı pota İslâmî olmayınca hemen hemen istisnasız bütün liderler; kendi yerlerine göz dikenlere karşı acımasızdırlar.”

 

Konuşması boyunca Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dan devamlı “Hoca” diye bahseden eski milletvekili Akçael, Erbakan’ın varlıklı ve kültürlü bir aileden geldiğini ve çocukluğunun İstanbul’da İskender Paşa cemaatinin bulunduğu Fatih civarında geçtiğini belirterek “Erbakan Hoca, 6 yaşında ilkokulu ve 1943’te de liseyi bitiriyor. Birinci olduğu ve üniversiteye imtihansız girme hakkı elde ettiği halde üniversite sınavlarına giriyor. Daha lise yıllarındayken hayali bir devlet, para ve mesai sistemi kuruyor. 1945’de makine mühendisi olarak üniversiteden mezun oluyor. Parlak bir zekâya sahip olmasından dolayı asistan iken kendisine ders verme izni çıkarılıyor. 1951’de Almanya’ya gönderiliyor. Almanya’da 3 tez birden yapıyor ve “doktor” unvanını alıyor. Motorların az yakıt yakma konusunda araştırmalar yapıyor.  1953’de Türkiye’ye gelerek 27 yaşında ilk defa genç olarak “Doçent” olma unvanını elde ediyor. 1956’da Gümüş Motor A.Ş.’yi kuruyor. Daha sonra 200 ortaklı Pancar Motor şirketi kurularak üretime geçiyor. 1960’li yıllarda Devrim Otomobili’ni yapıyor. 1965’de de “Prof” oluyor. Bugün ise biz uçak yapan bir ülkeden uçak satın alan bir ülke konumuna geldik” diye konuştu.

 

 

HOCA’DAN ‘YORULDUM’ KELİMESİNİ DUYMADIM

 

1 Şubat 166’da Odalar Birliğine adımını atan Erbakan Hoca’nın 1967’de Nermin Erbakan’la evlendiğini ve Kozanoğlu sülâlesinden gelen Erbakan’ın, Selçuklu ve Osmanlı davasını devamlı ön planda tuttuğunu belirten Akçael, “Erbakan aynı zamanda Reis-ül Ulemadır. Çünkü Hoca, kendi konusuna o kadar hakim bir şahsiyetti ki devamlı olarak plan ve projeli hareket ederdi. Ayrıca büyük bir ikna kabiliyeti vardı. Odasına kim girerse girsin bütün milletvekilleri ikna olmuş olarak o odadan çıkardı. Yalnız Hoca’nın idarecilik yönü zayıftı. Daha yeni Hukuk Fakültesinden mezun olmuş Şevket Kazan’ı “Adalet Bakanı” olarak ataması buna bir örmektir. 40 seneye yakın tanışmamızda Hoca’nın ağzından “yoruldum” kelimesiyle ilgili bir şey duymadım” dedi.

 

Dünya siyasetiyle ilgili yapılan planlar ve gizli toplantılarla alâkalı olarak çok iyi analiz yapma kabiliyetine sahip olan Erbakan’ın, çok zeki olduğunun gözlerinden anlaşıldığına dikkati çeken Akçael, “O dönemlerde dile getirilen ve genel geçer bir zihniyet olan “Ne Şam’ın şekeri, ne Arap’ın yüzü” sözüne karşılık Erbakan Hoca, Türkiye’yi kurtaracak “D-8’ler, havuz sistemi ve denk bütçe” projelerini hayata geçirmişti. 28 Şubat Darbesi’nin altında yatan asıl gerçek bunlardı” şeklinde konuştu.

 

 

‘MİLİ GÖRÜŞ VE ÖZE DÖNÜŞ’ HAREKETİ

 

Sohbetin son kısmında “Erbakan Hoca, sineğin kanadından yağ çıkartmayı ve helva yapmayı en iyi bilen kişidir” diyen Akçael, sohbetini şu sözlerle tamamladı:

 

“Hoca, propagandayı en az kullanan liderdir. Refahyol Hükümeti’nde kendisinden Türk Cumhuriyetleri ile birlik kurulmasını çok istedik. Irk birliği olarak anlaşılır diye buna yanaşmadı. O daha çok İslâm Birliği’nden yanaydı. Hoca’nın asıl gücü ve reçetesi; ‘Milli Görüş ve Öze Dönüş’ olarak özetlenebilir. Hoca’nın en büyük ideallerinden birisi de; Manevi İlimler Üniversitesi kurmaktı. Kurduğu ağır sanayi hamlelerinden bazıları TUSAŞ, ASELSAN ve TAKSAN’dır.

 

Kıbrıs çıkartmasını ise; o dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar ile Erbakan Hoca başlatmıştı.

 

Bana tek kelimeyle Erbakan Hoca’yı anlat derseniz; Hoca tek başına üniversiteydi derim.”

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya’da araç sayısı bir milyon bandını zorluyor! Peki trafik ne olacak?
  • Konya’da silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
  • Araç sahipleri dikkat! Muayene ücretlerine zam geliyor
  • Yüzüne madde atılan kadının durumu iyiye gidiyor
  • Çiftçiden Recep Konuk’a teşekkür

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA