• Konya1 °C

Hakan Bahçeci

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aydın mısın Münevver mi?

25 Ağustos 2014 Pazartesi 17:54

Münevver kelimesi yakın zamana kadar özellikle kız çocuklarımıza sıkça verdiğimiz bir isimdi. Kimi kavramlar sessiz sedasız ayrılıp gidiyor aramızdan. Kavramın; aydın, aydınlanmış, nurlandırılmış olarak günümüz Türkçesinde kullanılışı daha yaygın artık. Münevver kavramıyla bir kişiyi vasıf ettiğiniz zaman hem kendisi aydınlanmış hem aydınlatma görevini bihakkın yerine getirmiş haliyle tanıtmış olursunuz.

Özellikle Osmanlı son döneminde edebiyat ve sanat çevresinde münevverler yaptıkları tartışma ve icraatlar ile toplumun yön bulmasında etkili olmuşlardır. Bulunan yönün isabetli mi tehlikeli mi olduğu henüz ispat edilmiş değildir.

Millet, kendine uzak, yabancılaşmış, karşıda durmayı tercih etmiş aydınından çok çekti. Yaşadığı dokunun, coğrafyanın özüne, örfüne, geleneğine, inandıklarına değer ve kıymet vermeyen aydın sınıfı, toplumun ihtiyacı olan kanaat önderliğini, ufuk rehberliğini gerçekleştirmekte başarısız kalacaktır.

Toplum dinamikleri durağan değildir, yenilenme ve değişmeye açıktır. Bu yenilenme ve değişim sürecinin daha az sancılı, daha ekonomik ve daha önemlisi yararlı olabilmesi için aydınlara büyük iş düşmektedir.

Sanatçılar, akademisyenler, yazarlar, çizerler, şairler, bilim adamları, film adamları; aydın olarak kendini kim hissediyorsa bu sıfata yakışır bir tavır içinde olmaları beklenmektedir. Bu beklenti özellikle toplumun dezenformasyona uğradığı zamanlar artarak devam etmiştir.

Milletin içine düştüğü ümitsizlik, tereddüt ve belki de korkulu anlarda aydınlarımızdan gelen çözüm önerileri net ve verimli sonuçlar doğurmak yerine tartışılan, toplumun ruhunu acıtan sonuçlar getirdi. Belki de başat öneri batıya eklemlenmekti. Ancak batı medeniyetini anlamadan taklit edişimiz fena bir tecrübe yaşattı.

Aydınımıza fazlaca ihtiyacımızın olduğu bir dönemeçte aydınımızın atladığı bir nokta vardı kanımca; toplumların içinde bulunduğu zor zamanlarda gelişme, atılım, yenilenme gibi süreçler toplumun kendi iç dinamiklerinden ilhamını alan, özden başlanan bir eylemle yine o topluma uygun bir sonuç alınabilir. Bir başka medeniyete ait çözümler ve daha vahimi “onlarsız” bir işin başarılı olamayacağına inanmak taklitten öte gidemediği gibi kendiniz olabilmeyi de başaramadığınızın resmidir.

Bu manzara, kendimize olan güvenimizi kaybetmemize yol açtığı gibi saygı ve itibar kaybına da sebep olmakta, nitekim yenilmişlik, ezilmişlik duygusu tüm hücrelerimize işlemiş oluyor. Yenilmiş bir ruha sahip olmayı kim ister? Birileri istiyor işte.

Aydın, aydınlık olmalıdır. Küçük çıkar ve menfaatler, kısır çekişmeler, önü alınmaz bir hırs ile aydın olmak güç. Milletin, toplumun gerçek fayda ve ıslahı düşünülüyorsa bu saydıklarımızın yeri olamaz.

''yüreği de beyni de mümin aydın olabilmek'' üzerine özellikle ahlaki bir gayret içinde olmalıyız. Hem yüreği hem beyni aydın olana münevver deme imkânımız artıyor. Yine de münevver kavramının günümüzdeki aydın kavramıyla karşılık bulması eksik kalır. Münevver dediğimiz kişilerde sağlam bir iman duygusu, değerler silsilesi, güçlü bir irade, yüksek seciye gibi nitelikler öne çıkarken günümüz aydını daha çok üst bir tabakadan ve yüksek perdeden söylemeyi tercih ediyor.

Münevverlere ihtiyacımız var, birbirleriyle tartışmaları, atışmaları mektuplaşmaları bile olay olan sözün namusuna sahip çıkan münevverlere. 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Teröristin konuşmak için şartı!
  • Yakalanan PKK'lı HDP eski milletvekili adayı çıktı
  • Türk askerine DEAŞ saldırısı: 5 şehit
  • Karne heyecanını başkanla paylaştılar
  • Yardımlar Halep için yola çıktı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA