• Konya23 °C

Hakan Bahçeci

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Avrupa Kültür Başkenti

18 Ocak 2010 14:52

İstanbul, 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti olarak anılacak. Bir zamanlar sadece kültürün değil siyasetten sanata, medeniyetin başkenti olan bir şehrin yıllar sonra başkent olması düşündürücü elbet.

 

İstanbul, kimliği ve kişiliği olan bir şehir. Her kimlik sahibinin ise sahip olduğu bir geçmişi ve geleceği vardır. Bu geçmiş ve gelecek onda zengin bir tecrübe ve birikim oluşturmuştur. Roma İmparatorluğu ve sonrasında Osmanlı İstanbul’u dünya başkenti haline getirmeyi başarmışlardı. İstanbul, bir ayağı Doğuda diğer ayağı batıda bulunan, her iki karakteri de kendinde içselleştirip bu iki kutba da kendinden bir şeyler katan bir şehirdir.

 

Kültür, medeniyetin toplumda tezahür etmesi, cemiyete intikal edişi ve benimsenmiş şeklidir. Kültür maddi olmaktan çok inançlar ve bilgiler bütünüdür. Kültür ile kast ettiğimiz toplumun kabulleri, kıymet ve değer yargıları, inançları, zevkleri ve yaşam tarzıyla ortaya koyduğu ürünlerin tamamıdır. Bugün İstanbul, daha çok içinde barındırdığı tarihi miras ve eserler sayesinde kültür başkenti olarak kabul edilmiştir.

 

İstanbul, uzun bir tarihsel sürecin oluşturduğu bir şehirdir. Salt kent olarak değil, kendine yüklenen anlam ve içerik olarak ta bir medeniyetin görünür yüzüdür.

 

Kültür dediğimiz o bütünü içinde yaşam şekli, alışkanlıklar, gündelik hayata katılan espri, inançların hayata yansıması olduğuna göre, Sultan Ahmet Camii tek başına taş ve duvar olarak kültür mirasına zor girerdi. Ayasofya, Galata Kulesi, Kız Kulesi, Topkapı Sarayı ve daha birçok fiziki yapı aslında ardında barındırdığı medeniyetin bir ürünü, yaşanan kültürün bir tezahürü olduğu için değer ve kıymet taşır.

 

Kültür dediğimiz olguda kabuller ve zevk, haz alma ve duygular çok önemlidir. Cep telefonunu konuşmak ve iletişim kurmak için alırsınız ancak Itri’ye ait bir eseri sadece zevk aldığınız için dinler, Van Gogh’un bir tablosunu o tabloya sahip olmanın hazzına erişmek için alırsınız.

 

Şahsiyeti ve karakteri kültür unsurları oluşturmaktadır. Bu unsurlar gerek tek başına ferdi gerekse ferdin ait olduğu cemiyeti çepeçevre sarmalamıştır. Bu sarmal yapı, cemiyetin oluşturduğu fiziksel yaşam mekânlarından, ibadethanelere, eğlence yerlerinden sanatsal faaliyetlere kadar tüm süreci etkilemektedir.

 

İstanbul, sahip olduğu mirasla dünyamıza çok değer katmaktadır ancak kültür başkenti olan bir şehrin duygulara, yüreğe, zihne de yönelmesi gerekir. Bugün İstanbul yaşadığı hayatla, temsil ettiği tarihi arka plan ve gündelik alışkanlıklarıyla gönüllere ve zihinlere kültür adına ne kadar ve ne derece hitap edebilmektedir?

 

İstanbul, coğrafyası ve bu coğrafya üzerinde barındırdığı tarihi eserlerin yanında yurdunu kaybeden medeniyetin tekrar bu topraklarda neşvünema bulması için gereken mirasa, altyapıya, tecrübeye sahiptir.

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • 1,4 milyar liralık buğday israf ediliyor
  • Rus medyası: Ankara SSCB'nin mirasına kafayı taktı
  • Konya'da 22 milyonluk büyük vurgun!
  • “Selçuklu’ya dair çok fazla bilgimizin olmadığını anladık”
  • Başkan Mehmet Tutal, 24 Temmuz Basın Bayramını kutladı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA