• Konya-2 °C

Ümmiye Yılmaz Erçevik

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ANNELİK ANLAYIŞI VE KÜRTAJ

11 Haziran 2012 09:55

Bu kelimeyi bir canlının yaşama hakkına son verilmesi diye tanımlamak sanırım çok insani bir betimleme olacaktır. Nitekim kürtaj anne karnındaki bir bebeğin kolunu bacağını keserek işlenen bir cinayettir. Parça parça edilen bedene sonrada anne istemiyorsa kime ne söylemleri kondurulması ise bu vahşete ortak olmaktır. Kelime manası doku almak olan bu kelimenin kullanımı bile çocuk değil dokudur anlayışının zemini yıllarca insanlarımızın zihnine oturtmak istenmiştir.

Medyada günlerdir izlediğimiz kürtaja karşı çıkmak medeniyetsizliktir söylemleri ve bunları erkeklerden çok kadınların dile getirmesi ise fazlaca şaşırdığım pes yani dediğim nasıl bir cehaletin içinde kaldığımızı gösteren birkaç örnektir diyebilirim. Merhamet ve annelik kavramlarına doğuştan sahip kadınların bu vicdansızlığı insanı hayretler içine düşürmeye yetiyor.

Ne oluyor bizim vefakâr kadınlarımıza; üç-beş demeden dişini tırnağına katarak büyüten ayağında ayakkabı, sırtında onlar büyüyene kadar fanila görmeyen bu kadınlar ne hale gelmişler ki rahatlarını düşünür olmuşlar doğmamış çocuklarını hele ki hiçe sayarak feda ediyorlar…

 Kürtaj en başta Çin’de ve peşi sıra Hindistan’da dünya sıralamasında ön plana çıkmıştır. Ve bunu en çok kız bebeklere uyguladıkları gözlenmiştir. Gelişmiş toplumlarda medyada lanse edilenin aksine kürtaj işleminin yasak olmasına gerek duyulmayacak şekilde itibar edilmez hatta bebeklerin doğumları devlet güvencesi ile desteklenir. O zaman nasıl oluyor da kürtajı desteklemek medenilik oluyor onu da anlamış değilim.

Tecavüze uğrayanların bebekleri ne olacak yaklaşımı ise daha da vahim başka bir sosyal olgudur. Sanki tecavüzden doğacak çocuk plastikten oluyor diğer bebekler etten kandan ibarette yaşama hakları var. Onlar için ayrı bir yasa yapılması ve bu çocukları kapsamamasına kesinlikle saçma sapan bir olaydır. Yaşam hakkı herkese eşit şekilde sunulmalıdır. Babası tecavüzcüyse annesi sensin neden bunu düşünmek istemiyoruz ki? Babası olmayan çocukların annelerinin var olduğunun da önemi yok. İnsanoğlu kendini düşünmek istediğinde bencilce yaklaşıma bürünüyor çevre ve toplum baskısı kendi çocuklarını ölümün ellerine atmalarına sebep oluyor. Sadece annesi olan babasız çocukların sıcak bir yuvaya hakları olmuyor. Yuvayı dişi kuş yapar derler demek ki yuvayı kuran erkek kuşmuş bunu da böylelikle öğrenmiş oluyoruz.

Devletlerin politikaları ya da siyasilerin sırf birbirlerine muhalefet olmak adına yapmış oldukları hataları sanırım halk şuan çok fazla farkında değil ama insan hayatının bu kadar ucuzlaştırılmış olması ise daha da içler acısı... Zaten ülkemizde insanlar evlatlık edinme olayına çoğu ülkeye göre sıcak bakmamaktadırlar. Çocuğu olmaz yıllarca yine de kendimden olsun anlayışıyla bir çocuk yetiştirilmez.

Diğer ülkelerde kendi çocukları dışında başka çocuklarda koruyucu ailelik yapılır, evlat edinilir bizde bir miras bölünme merakı, iki soyu nedir bilmiyoruz anlayışı evlat edinmeye engel olmuştur. Ne diyeyim garip bir ülkede garip bir anlayışta olan garip bir toplumuz.

Çocuklara sözde fazlasıyla önem veririz ama iş reele döndü mü özürlü olacak kürtaj edelim, babası belli değil kürtaj edelim, evde fazlasıyla zaten çocuk var kalanı kürtaj edelim anlayışındayızdır. Cinayete göz yuman, ortak olan ya da uygulayan bir toplumuz ne yazık ki… Dostça kalın…

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Teröristin konuşmak için şartı!
  • Yakalanan PKK'lı HDP eski milletvekili adayı çıktı
  • Konya Havalimanı'nda uçuşlara sis engeli
  • Konya'da silahlı kavga! 1 ölü, 1 yaralı
  • CIA raporunda PKK sansürü!

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA