• Konya15 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ağar rüşveti dağıtıyordu
05 Aralık 2011 Pazartesi 09:29

'Ağar rüşveti dağıtıyordu'

Eski MİT yöneticisi Eymür: 40 kişilik ölüm listesini gördüm. Listedekilerden alınan rüşveti de Mehmet Ağar paylaştırıyordu.
Özel Harekâtçı Ayhan Çarkın’ın, Radikal’de yayımlanan itiraflarının ardından yeniden açılan ‘faili meçhul cinayet’ler soruşturması adım adım Mehmet Ağar’a doğru ilerliyor.
Ankara Özel Yetkili Savcılığı, 1990’larda işlenen karanlık cinayetlerle ilgili son olarak eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür’ü dinledi. Habertürk gazetesinin haberine göre Eymür, ifadesinde “90’larda Kürt işadamlarına yönelik cinayetlerle ilgili ölüm listesini eski MİT’çi Tarık Ümit’in kendisine gösterdiğini... 40 kişilik ölüm listesinde bazı isimlerin üzerinin kırmızıyla çizildiğini... Tarık Ümit’in de listeyi kendisine gösterdiği için daha sonra öldürüldüğünü...” söyledi.
Savcılıktan sızan bilgilere göre Eymür, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ın ‘Kürt işadamlarından aldığı rüşveti, cinayetleri işleyen Özel Harekâtçılara pay ettiğini anlattı.
Eymür’ün iddiasına göre ‘öldürülen Kürt işadamı Savaş Buldan’ın üzerinden çıkan paralar da Mehmet Ağar’a getirildi ve paylaşıldı.
Soruşturma kapsamında tutuklanan eski Özel Harekâtçı Ayhan Çarkın da mart ayından itibaren Radikal’de yayımlanan itiraflarında, Ağar ile ilgili benzer iddialarda bulunmuştu.
‘Mehmet’ler savaşı
Eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür ile eski Emniyet Genel Müdürü, bakan ve parti lideri Mehmet Ağar arasında ipler, 1987’de Eymür tarafından hazırlanan ve basına sızan 1. MİT Raporu ile gerilmişti. Eymür’ün raporunda, Mümin Mandil adlı polis memurunun Asayiş Şube’deki kanunsuz işleri anlattığı bölümde, Mehmet Ağar hedefteydi. Raporda Mehmet Ağar’ın Asayış Şube içinde ‘mafya benzeri bir yapı’ kurduğu iddia ediliyordu. Bu raporun ardından iddialara göre Ağar ve Eymür arasında husumet oluştu.
10 yıl kadar sonra 1997’de Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı, husumetin detaylarını TBMM Susurluk Komisyonu’na şöyle anlattı:
“MİT-Emniyet çekişmesinin özünde Mehmet Ağar’la Eymür’ün çelişkisi var, başka zamanda, başka zeminlerde de olmuş. Mehmet Eymür ve beraberindeki bir grup hep illegal insanlarla çalışıyor. Aşırı sağcı, yatmış çıkmış ülkücülerle beraberler.
Mehmet Ağar’ın kendisi ya da ona bağlı İbrahim (Şahin) ve Korkut (Eken), onların adamlarıyla bunların arasında bir soğukluk, bir çatışma var. Çelişki o kadar büyümüş ki, kendileri değil onlara bağlı olan alttaki mafyacı unsurlar bile kavga ediyor. Sedat Peker veya Drej Ali şu gruptan, Hadi Özcan’la Yeşil öbür taraftan, birbirlerini öldürmeye çalışıyorlar.”
“Tarık Ümit, daha öncesinde, emniyetin içinde bir kişi. Ümit, sonra birtakım insanlara sizden de hesap sorulacak, siz de yok edileceksiniz diye para alıyor ve bu arada MİT safına geçiyor. Ümit, aslında bildiği şeyleri hep anlatıyor.”
Kırmızı Camaro’lu MİT’çi
Tarık Ümit, yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Dündar Kılıç’ın ortağıydı. 1975’ten itibaren MİT içerisinde görev aldı. Mehmet Eymür ve ekibince oluşturulan MİT raporunun hazırlanmasına katkıda bulunanlar arasında yer aldı. 2 Mart 1995’te kayboldu. Kırmızı renkli lüks Chevrolet Camaro marka otomobili ertesi gün Silivri’de kapıları açık halde bulundu. Kendisinden bir daha hiç haber alınamadı.
Aselsan’da bir tuhaflık daha
Ankara’da, 7 Ağustos 2006’da, bileği ve boğazı kesik halde bulunan Aselsan mühendisi Hüseyin Başbilen’in ölümüne neden olan bıçakta parmak izi kriminal incelemesinin yapılmadığı ortaya çıktı.
6 yıl önce meydana gelen ve kayıtlara ‘intihar’ olarak geçen olayın ardından, bıçak, ancak 6 ay önce parmak izi incelemesine gönderildi. Bu incelemeden de henüz sonuç alınmadı.
Taraf gazetesinin haberine göre Hüseyin Başbilen’in ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Veli Dalgalı, Deniz Feneri e.V soruşturmasına atandıktan sonra dosyayı savcı Murat Demir’e teslim etti.
Dalgalı, Başbilen’i öldüren bıçak üzerinde parmak izi kriminal incelemesi yapılmadığını saptadı. Bıçağın yaklaşık altı ay önce parmak izi analizi için kriminal incelemeye gönderildiği ancak incelemenin henüz sonuçlanmadığı belirtildi.
Başbilen’in bileğini ve boğazını keserek intihar ettiği öne sürülmüş ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine görevlendirilen bilirkişi, otomobile yayılan kan izlerine dayanarak “Bu intihar süsü verilmiş bir cinayettir” demişti.
Bilgisayarı kayıp
Mühendisin ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘Milli Tank Projesi’nde görev yapan Başbilen’in çalıştığı projenin 50 sayfasını, araca sonradan konduğu belirtilen çantada buldu. Ancak Başbilen’in dizüstü bilgisayarının çantada olmadığı tespit edildi.
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'da trafik kazası: 1 ölü
  • Konya'da satılan konut sayısı
  • Almanya’dan FETÖ’ye ilk isyan!
  • FETÖ'nün kritik isimlerine Konya merkezli 27 ilde operasyon!
  • NEÜ’de 5. Geleneksel Spor Şenlikleri ödül töreni yapıldı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA