İçimde ağlayan bir hatıra adın… Her köşe başında zamansız sızılarla rastladığım.. kaç zaman oldu unuttum hani bir gece vakti vurmuştu ya bizi ayrılık hala aynı sürgünün yolcusuyuz zamanın kollarında… Unutamam dediğimiz vakitlerin arasına sıkıştı aşık kalbimiz, ayrılığa vurulunca hatırası gülmüyor…
Oysa sen sevgili, üşüyen varlığımın sıcacık yüzüydün, beyaz suretimde esmer bir gülşen çiçeğiydin… Ne oldu da soldu çiçeklerimiz, niye bu kadar hüzünle kaldı hikayemiz, direnemedik mi engellere, zulümlere, yokluğa? Hani en büyük direnişimizdi aşkımız, eyvah, aşkımız? Sevgili “her aşık kavuşamıyor”, öylemi? Ama bil, her aşık ayrılıkla ölüyor, eriyor, ufalanıyor zamanın koynunda…
Bak dışarıda ayaz var, dışarıda yokluk var, dışarıda sensiz bir mevsim var bana ve bensiz bir mevsim var sana! Ben yazıyorum hiç durmadan, usanmadan, bir vakit sana yazdığım dopdolu sayfaların üstüne inşaa ediyorum sensiz yazdıklarımı… Bir bilsen nasıl üşüyor satırlarım, nasıl ağlıyorlar sesinden dökülmeyince… Bazen üşüyen hatıralarına” farz et ki” diyorum, şiirim ağlıyor sensiz, sesinden dökülmek istiyor biliyorum ve ben o vakit “UTANIYORUM” adlı şiirime sığınıyorum… Her ayrılık yokladığında kalbimizi “Bu masal böyle bitmez”, derdin ya bana, bazen ayna da mavim dediğin gözlerimdeki hatırana bakıp “Bu masal gözyaşıyla bitti” diyorum…
Akşam sefalarının kokusunu getiriyor rüzğar bazı zamanlar tenime, içime çekiyorum,akşam sefam akşamlarım sensizlik kokuyor, burkuluyorum… Yarım kalan şiirlerimiz vardı, filmlerimiz vardı, müziklerimiz vardı, masa da bıraktığımız içeçeklerimiz vardı, hüzünle yarım bıraktık diye seslendiğim her anda“onlar yarım kaldılar ve hep kalacaklar ama biz her daim tam olacağız” derdin, Ah sevgili, can sevgili, canan sevgili, biz de yarım kaldık sonunda…
Bazen unutuyorum ayrılığın sancısını, o an sanıyorumki bitiyor tüm sancılarım ama yok, meğer sancılarda nefes alırmış zaman zaman, çektikçe öğreniyorum… Hatıralar silinmiyor, zaman acıların üstünü örtmüyormuş, bu insanların teselli için başvurduğu bir düzenmiş… Oysa benim en acı düzensizliğim, çünkü zaman silmiyor acılarımı, unutturmuyor çektiklerimi, bitirmiyor tükenişlerimi, sadece acılara rağmen yaşamayı öğretiyormuş… O da inan kolay olmuyor!
Şimdi aşka vurgun yaşayanların teselli sözcüklerinde kaybedişler yaşadığı vakitlere doğru akıyor zaman… Aşklar umut vermiyor… Dahası şimdiki aşkların yangınları küllerinden doğurmayacak kadar ihanet kokuyor… Bana bir leyla mecnun masalı anlatmışlar, büyüdükçe kirlendi masalım… Çünkü şimdi aşklar tek düze sayfalarda siliniyor… çocukluk masumiyetimi süsleyen leyla mecnun masalım, şimdiki zamana uymuyor…
Peki ya sen sevgili, sen sözcüklerimin hayat nefesi, senin kalbin bu masal böyle bitmez dediği zamanların üzerinden nasıl geçiyor? Bana bir masal yaaşt sevgili, içinde ihanet olmasın!












LOKMAN KOYUNCUOĞLU
MERT ASLAN
HAMDİ BAĞCI
RABİA TAŞCI
İSMAİL ÜNVER
HAMDİ ÜLKER
ÜMMİYE YILMAZ ERÇEVİK
ALİ DEMİRAYAK
HAZAL TAŞ
ALEV AYYILDIZ
HAKAN BAHÇECİ







