• Konya27 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
"TDKdan günümüze dil siyaseti"
01 Ağustos 2012 Çarşamba 15:33

"TDK'dan günümüze dil siyaseti"

Konya Aydınlar Ocağının Salı Sohbetlerinde Türk Dil Kurumu (TDK)ndan Günümüze Dil Siyaseti konusu konuşuldu.
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Okutmanı Şakir Tuncay Uyaroğlu, 1932-34 senelerinde Türk dünyasıyla aramızdaki bağı koparmak için yapılan uydurmacılık, yani dilde tasfiyecilik hareketi, en hain ve en çirkin uygulama olmuştur” dedi. “Müthiş” kelimesinin yerini “korkunç”a bıraktığını ve korkunç kelimesinin de insanları korkuya düşürüp dayanılmaz derecede çok rahatsız edici bir şey olduğunu ve çok yanlış yerlerde kullanıldığını kaydeden ve “şiddet” kelimesinin de çok yanlış kullanıldığını ifade eden Ş. Tunvay Uyaroğlu, buna misal olarak “Lezzet Lokantası’nın etli eğmeği o kadar lezzetli ki şiddetle tavsiye ederim” cümlesini gösterdi. Hayat Bilgisi dizisinin Türkçeye büyük darbe vurduğunu ve “Hoca” kelimesinin o dizide her defasında aşağılandığını dile getiren Uyaroğlu, gün ve ay isimlerinden sadece Salı ile ocak, ekim ve aralık’ın Türkçe olduğuna dikkati çekti.

“Türkçe Konuşacaksak Türk’çe Konuşalım” adlı eserin yazarı olan Ş. Tuncay Uyaroğlu, meslek isimlerinde kullanılan 'cı-ci' eklerinin ancak sebzeci, kitapçı, ayakkabıcı, çorapçı, çantacı, tamirci gibi kelimeler için geçerli olduğunu ifade ederek “Bakkal, berber, kasap, manav, çilingir; zaten birer meslek ismi. Bu yüzden bu kelimelere ek getirilmemesi gerekiyor. Kapımız bozuldu ve açamıyoruz. Dışarıda kaldık.. Hemen ‘çilingirci’ ararız değil mi? İşte o ‘çilingirci’ değil, çilingir ustasıdır. Ortaasya’daki ismi ‘açarcı’, bize göre ‘anahtarcı’dır” dedi.  Türk Dil Kurumu’nun 12 Temmuz 1932’de kurulduğunu belirterek dil siyasetini dönem dönem ele alarak anlatan Uyaroğlu, 1932-34 yılları arasında Türk dünyası ile aramızdaki bağı koparmak için müthiş bir uydurmacılık ve dilde tasfiye hareketinin başladığını belirterek “1932-34 dönemleri dilde uydurmacılık ve tasfiye dönemidir. Ortaasya’daki soydaşlarımız ve Türk dünyası ile aramızdaki bağı koparmak için dilde uydurmacılık ve tasfiye hareketi bu dönemde başlatıldı. Uydurmacılık en hain, en çirkin bir uygulama olarak tarihe geçti.  1934-36 dönemi ise en sağlam dönemdir. Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar gidilerek Türkçe kelimelerin tesbit edilmeye başlanması bu dönemde oldu. Görevlendirilen bazı insanlar, görevli oldukları bölgelerde araştırma yapmak yerine oturdukları yerde dil üretmeye başladılar. Hatta o dönemde kelime başına 2,5 kuruş da veriliyordu. Sayıştay, Danıştay, Yargıtay, Kurultay gibi kelimeler o dönemlerde türetildi. Meclis’e de “kamutay” diye bir şey uydurmuşlardı. Kamutay’ın “genelev” anlamına geldiği sonradan fark edildiği için bundan son anda vazgeçildi” diye konuştu.  1936-38 dönemlerinde Güneş Dil Teorisi’nin, Atatürk’ün bir sevdası olarak ortaya çıktığını ve ölümüne kadar bu teoriden vazgeçilmediğini kaydeden Uyaroğlu, şöyle konuştu: “Güneş Dil Teorisi 4 yıl ders olarak okutulmuş. 1940’larda İsmet İnönü tarafından bu uygulama ortadan kaldırılmış. O dönemde Atatürk, “şey” kelimesini Arapça olduğu için yasaklamış.” 1980’den sonra TDK tarihinde eskisiyle kıyaslanmayacak kadar güzel şeylerin yapıldığını sözlerine ekleyen Uyaroğlu, TDK’nın, 300 bine yakın Türkçe kelimeden oluşan 12 ciltlik derleme sözlüğünün yanında 650 bin kelimelik yeni bir projesinden bahsetti. Ortaasya’dan Balkanlar’a varıncaya kadar Türk Dünyası’nda kullanılan 650 bin Türkçe kelimeden müteşekkil bir sözlük hazırlandığını dile getiren Uyaroğlu, bu sözlüğün ilk önce (e-sözlük) olarak herkese ulaştırılacağını belirterek “Son 30 yıl içerisinde Türk Dil Kurumu’nda kayda değer güzel şeyler yapıldı” dedi.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • MÜSİAD'da “Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği” konusu anlatıldı
  • “Gazeteciler bağımsızlığımızın teminatıdır”
  • Milli buğdaya 4 yeni çeşit ekleniyor
  • Konyalı şirketin hacker'la imtihanı
  • Yükselen Mahalle konağına kavuşuyor

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA