• Konya-3 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
"Kılıçdaroğlu ile Esad arasında bağ var"
14 Ekim 2012 Pazar 22:15

"Kılıçdaroğlu ile Esad arasında bağ var"

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, mahalli seçimlerin Meclis'te oylanmasında verilen firelerle ilgili değerlendirmesinde; bir parti genel başkanının sözünün çiğnenemeyeceğini belirtti.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Türkiye'nin bu Suriye dış politikasına bütün dünya alkış tutarken, CHP'nin buna karşı tepkili olmasını eleştiren, "Ben 75 milyon insana bırakıyorum. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ve 3-5 tane milletvekilinin Esad rejimi ile ailesi ile duygusal bir bağı var. Suriyeli değil de yerinde Katar diye bir ülke olsaydı, oradan bir bomba gelseydi Kemal Kılıçdaroğlu nasıl bağıracağını tahmin ederdiniz" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa temaslarını hafta sonu da sürdürdü. Orhaneli'deki 50 yataklı hastane açılışının ardından Arınç, Haşim İşcan Caddesi'ndeki Başkent gazetesinin Bursa ofisinin açılışını yaptı. Yerel medyanın Türkiye için önemli olduğunu ifade eden Arınç, Başkent gazetesine başarılar diledi. Arınç, buradan AK Parti Bursa İl Başkanlığı'nın 29. İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Parti teşkilatlarının önemli başarılara imza attığını kaydeden Arınç,

AK Parti'nin büyük ve güçlü bir parti olduğunu ifade ederek, "Şu an su dökecek başka kimse yok. Bizimle yarışacak, güreşecek, boy ölçüşecek başka parti yok. Bunu şunun için söylüyorum. Çok iyi niyetlerle yola çıkıldı. Partimizi kurduğumuz günden bu yana 11 yıl geçti. Tek başımıza iktidardayız. Böyle bir performansla oy alabilen başka bir parti örneği yok. Bu ne berekettir. Bu ne güçtür ki, bu ne kuvvettir ki 10 yıldan beri yorulmadan koşuyoruz. Hizmete devam ediyoruz. Başarılar kazanıyoruz. Halk AK Parti'yi seviyor ve destekliyor" diye konuştu.

Bursa merkez ve ilçelerinde sağlık yatırımlarına şimdiye kadar 300 milyon lira yatırım yaptıklarını dile getiren Arınç, Bursa merkezde yapılması planlanan sağlık kampüsünün yıl sonuna kadar temelini atmayı planladıklarını söyledi. Mahalli seçimlerin 6 ay öncesine alınmasına ilişkin 8 milletvekilinin fire vermesini değerlendiren Arınç, "MHP de aynı gerekçelere katıldı ve mahalli seçimlerin öne alınmasını istiyoruz dediler. CHP ben hatırlıyorum, 'karşı çıktılar ama karşı çıkmayacağız imza istemeyin' dediler. İki parti de garanti verdi. Genel başkanların imzaladığı anayasa değişikliğe meclise sundu. Bir genel başkan bir yere imza koyduysa bütün grubun onun arkasında durması lazım. Oy vermesi gerekir. Her parti için de böyledir. 374 oyla bu iş olacaktı. Hangi maddesi kaç oyla geçerse önemli değildi. Son madde ile alınan oylama geçerli olurdu. Son oylamada 367'nin üzerinde çıkması gerekirdi. İlk maddelerde çıkan oylar önemli değildi. 8 milletvekili oylamaya katılmadı. Bunların 4'ü Ak Parti'den 4'ü MHP'den. Hepsini mazereti vardı. Bizdekilerin iki tanesi hacca gitmiş, diğer ikisini bilmiyorum. MHP'dekiler de 'izinli' diyorlar. Kritik bir oylamada 8 kişiye birden izin vermek ne kadar doğru. İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmak lazım. O zaman itiraf edelim ki, AK Parti ve MHP ile ilgili Allah için de doğru konuşmalıyız. Şu ya da bu sebeple seçimlerin öne alınmasını milletvekilimiz de olmuş gibi. Buna MHP'de dahil" dedi.

"BİR GENEL BAŞKANIN HATRI ÇİĞNENMEZ"

"Bir partini prestiji var. MHP'de olsa AK Parti'de olsa gücü var. Bu teklif benimdir dedikten sonra milletvekili başka düşünce sergilemez" diyen Arınç, "Gösterirse yanlış olur. O kadar büyük bir yanlış olur ki, sonunda siyasi hayata veda etmek zorunda bile kalabilir. 3 gün boyunca sabahlara kadar oylama yapıldı. Bir genel başkanın hatırı hiçbir zaman çiğnenmez. Kim yaptıysa yanlış yaptı. Genel başkanın 'evet' dediği bir teklife kimse 'hayır' diyemez. Sayın cumhurbaşkanımız nasıl takdirde bulunacak onu göreceğiz. Ama bu konuda asıl olan karar verecek olan AK Parti'dir. Bu konuda ne yapacağımızı önümüzdeki içinde bunu açıklayacak" diye konuştu.

Hükümetin Suriye politikasının doğru olduğunu ifade eden Arınç, 910 kilometre sınırı olan Suriye ile akrabalıkların ve dostlukların olduğunu belirtti.. Coğrafya ve tarihin iki ülkeyi kardeş yaptığını dile getiren Arınç, "Suriye ile ilişkilerimiz AK Parti döneminde çok iyiydi. Bu çalışmaların pek çoğunda bulundum. Beraber Beşar Esad'ın misafir olduk. Meclis başkanlarıyla çok iyi ilişkilerimiz oldu. Onlar Türkiye'yi örnek aldıkları ve kalkınmak istediklerini söylüyorlardı. Biz de, demokrasiyi, halk iradesini esas olduğunu söylüyorduk" diye konuştu.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun hükümetin Suriye'ye karşı tutumunu da eleştiren Arınç, şöyle devam etti:

"Kemal Kılıçdaroğlu'nun sorduğu ve bilmesine rağmen 'zavallılık durumu' var. Kılıçdaroğlu ve ailesi ısrarla şunları söylüyor. 'Dün bunlarla arkadaştınız da ne oldu da düşman oldunuz'. Bu işin tek cevabı var. Biz onlarla ilişkilerimiz geliştirirken her alanda yüksek düzeyde strateji işbirliği yaparken Halep'i yok etmiyordu. Kandil gecelerinde bomba yağdırıp kadın erkek öldürmüyordu. Ne olduysa bir fitne koptu. Rejim kendi halkına kurşun yağdırmaya başladı. Cumhurbaşkanımız muhataplarımıza 'yapmayın' dedik. Onları öldürmeyin. Şiddeti bitirin dedik. Yeni anayasayla uşu cinayetlere son vererek geçiş sürecine girin dedik. Yeni bombalar geldi. Bombalarda Halep'ete 17 bin kişi hayatını kaybetti. Bir kandil gecesinde 300 kişi hayatını kaybettiğini biliyoruz. Suriye'de bunlar yaşanırken, 'kurura bakma Esad sen halkını öldürüyorsun. Benim gerçek dostum Suriye halkıdır' dedik. 'Sen ona silah çektiğin için ben seni tanımıyorum' dedik. ya düzelirsin ya da Türkiye olarak sana uzattığım elimi geri çekiyorum dedik."

"ÖLENLER ÖLSÜN, KALANLAR KALSIN DEDİLER"

"Cinayetler o kadar çoğaldı ki canını zor kurtaran insanlar bize sığınmaya başladı. 100 bine yakın sığınmacı var" diyen Arınç, CHP'nin tutumunu da eleştirdi. CHP'nin Kuzey Irak, Bosna Hersek ve Afganistan ülkelerine destek verirken, Suriye teskeresine karşı çıktığına anlam veremediğini söyleyen Arınç, "CHP, bize bunları kabul etmeyin diyor. Bunların içinde oyunlar var. Biz kapımızı herkese bir kurtarıcı olarak sığınan insan olarak hayatını kurtaracak yer olarak açacak zorundayız. Bizim tarihimiz bunun güzel örnekleriyle doğrudur. 1991'de Irak'tan kaçanlar için Özal'ın yaptığını biz bugün yapıyoruz. Dünya bizi takdir ediyor. Dünya bu kampanyaya bir kuruş bile vermiyor ama. Bu millet misafirperver olduğu gibi mazlumun yanındadır. En büyük namusumuz zalimin olanın değil, mazlumun yanında olmasıdır. Suriye'nin iç işlerine karışma diye niyetimiz yok. Müdahalede etmeyeceğiz dedik. Başkaların müdahalesine izin vermedik. Kendi meselelerini çözmesine gayret gösterdik. Bu kadar insan ölüyor dedik, 'ölürse ölsün dediler. Eleştirmeyin Esad'ı dediler. Ne kadar vurdumduymazlıktır. Bu nasıl komşuluk ve demokrasi anlayışıdır. Siz karışmayın dediler. Ölenler olsun kalanlar kalsın dediler. Biz bunlara 'hayır' dedik. Bizi eleştirdi. Suriye'den atılan bombalar bize düşmeye başladı, önce uçağımızı düşürdüler. Notalarımız verdik. Bunu hesabın ver diyoruz ama ayakta hükümet var mı siz karar verin" dedi.

"BİR SAVAŞÇI BİR MİLLETİZ"

Akçakale ve Yayladağ'a düşen bombaların birçok vatandaşın hayatına kaybetmesine yol açtığını söyleyen Arınç. "Ama CHP, teskereye hayır diyor. Feryat ediyor. Savaşa hayır diyor. Savaşa gitmiyoruz. Ama bize bir saldırı var. Egemenliğe saldırı var. Bu saldırı sonucunda benim insanım ölüyor. Bunun sonucunda tedbir almalıyız. Olur mu böyle bir şey. Savaş denen bir şey var. Biz savaşçı bir milletiz. Zamanı geldiğinde mili mücadelede ne yaptığımızı bilir herkes. Savaş diye ihtimal olmasa 800 bin kişilik Türk ordusunu varlığı sebebi nedir? Saldırı var. İnsanımız ölüyor. Arkası çekilmiyor. Meclisten yetki almamız yanlış değil. Çok açık söylüyorum. Etnik kökene arkadaşlıktan beraberlikten bahsetmiyorum. Siz karar verin. CHP'de bu Esad sevgisini Baas sevgisini bunlara bağlı olmanın altında ne yatıyor diye sorun. Eminim duygusal sebepler bulacaksınız. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ve 3-5 tane milletvekilini Esad rejimi ile ailesi ile duygusal bir bağı var. Suriyeli değil de yerinde Katar diye bir ülke olsaydı, oradan bir bomba gelseydi Kemal Kılıçdaroğlu nasıl bağıracağını tahmin ederdiniz. Somali olsaydı. Niye olurdu. Biz Araplar diye başlarlar asker göreve diye bağırırlardı. Niye helikopterler bombalamadı derlerdi. Onlara söyleyebildikleri Suriye'ye niye söylemiyorlar. Bu kalp yarasıdır.Bunları tarih yazacak" dedi.

"MİSLİYLE CEVAP VERDİK"

Milli egemenliği büyük zorluklarla kazandıklarını ifade eden Arınç, "Bize yapılan haksızlık misliyle karşılığını buldu. Bu top atışının yapıldığı yerler havaya uçuruldu. Tankları ve topları da gitti. Bizim tarafa düşen her bombanın her merminin karşılığı misliyle veriliyor. Haberimiz olsun. Bunun fazlasına cüret ederler mi diye elimizdeki yetkiyi almak zorundayız. Sadece Suriye için teskere çıkardık. Kuzey Irak için teskere çıkarmıştık. 3 parti de evet oyu verdi. Bizim Somali'de askerimiz var karşı çıkmıyorlar. 7 düvelde bizim askerimiz ve polisimiz var. Barışı korumak için görevlendirildi. Bu görev içinde şehit olmak da var. Bu kadar ülkelere 'hayır' demeyen CHP, niye Suriye için kendini parçalıyor. Ağlıyor ve sıkılıyor. Suriye deseniz, gözünden yaşlar dökülüyor. Nasıl bir parti bu.

Türkiye'nin hassasiyetini görmeden sadece orası ile ilgili duygusal bağlılığını dışa vurabilir mi? Zalim, yönetimle mücadele edene desteğimiz devam edecek. Suriye'nin demokratik ve özgür bir ülke olduğun görmek bizim düşüncemizdir. Türkiye'nin bu dış politikaya bütün dünya alkış tutarken, CHP'nin buna karşı tepkili olmasını ben 75 milyon insana bırakıyorum. En kısa zamanda bu zulüm bitecek. Bir ülke zulümle yürütülmez. Zulüm mutlaka yıkılır. Zalimler altında kalır. Dünyanın neresinde bir zalim varsa altında kalsın inşallah" dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA