• Konya-1 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
"Biz demokrasinin tarafındayız"
08 Temmuz 2013 Pazartesi 09:31

"Biz demokrasinin tarafındayız"

Başbakan Erdoğan, "Mısır'da tutuklanan, gözaltına alınan başta sayın Mursi, sayın Başbakan olmak üzere tüm siyasetçilerin, derhal serbest bırakılmasını bekliyoruz" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Esenler-Otogar-Bağcılar-Mahmutbey-Olimpiyatköy-Başakşehir metrosunun açılış töreninde yaptığı konuşmada, Mısır'da yaşanan olayların Türkiye'de de bazı kesimlerin farklı düşüncelere kapılmasına neden olduğunu belirterek, "Ne dediler? 'Demokrasinin sandık dışında da bir yolu olduğunu görsünler' dediler. Kim dedi? CHP'nin ileri gelenleri. Sevsinler sizi. Benim milletim, bizim milletimiz, sandık dışında yol arayanalara hiçbir zaman geçit vermeyecek, ben buna inanıyorum. Darbeyi kınamayanlar, darbeler karşısında tavır takınmayanlar, 'Ama' diyenler, 'Ancak' diyenler, 'Lakin' diyenler, ilkesizlik, samimiyetsizlik içindeki apoletli sivillerdir" dedi.

Mısır'daki darbenin üzerinden 4 gün geçtiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, darbecilerin yanında olmadıklarını ve bunu herkesin bilmesi gerektiğini aktardı.

Erdoğan, AK Parti'nin sandığın işaret ettiği şekilde hereket ettiğini kaydederek, Avrupa Birliği (AB)  ve Birleşmiş Milletler'in (BM) darbeyi kınayan herhangi bir açıklama yapmadığına dikkati çekti.

"Mursi ve Başbakan serbest bırakılmalı"

Başbakan Erdoğan, Mursi yönetimindeki Mısır'ı yalnız bırakanların, darbecilere sahip çıkarak, Mısır halkını cezalandırdığını kaydederek, şunları söyledi:

"Mısır'da yapılan yanlışı derhal telafi etmeleri gerekir, Mısır halkını çatışmaya sürükleyecek her davranıştan özenle kaçınılmalıdır. Mısır'da tutuklanan, gözaltına alınan başta sayın Mursi, sayın Başbakan olmak üzere tüm siyasetçilerin, derhal serbest bırakılmasını bekliyoruz. Bunu Mısır'ın şu an ki yönetimi, sözde yönetimi 'Türkiye, içişlerimize karşımasın' gibi açıklamalar yapabilir. Biz Mısır'ın içişlerine karışmıyoruz. Mısır halkının yanında olduğumuzu ve ilkelerimizi ortaya koyuyoruz."

Erdoğan, Türkiye halkının Mısır halkının yanında olduğunu ifade ederek, "Türkiye her zaman olduğu gibi Hakk'ın, adaletin, hukukun yanındadır. Hiçbir zamn zalimlerle beraber olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Her zaman mazlumların yanında olduk yine mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

"İşte Halep'i, Humus'u bombalıyorlar. Nerede dünya?"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, çok acılar yaşadığı, çok ağır bedeller ödediği, darbelerin kesin, net biçimde karşısında olduğunu vurgulayarak, Suriye'de de bir darbe rejimi olduğunu aktardı.

Suriye'de demokrasi olmadığına işaret eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"100 bin insan öldürüldü şu Suriye'de? Soruyorum. Dünya nerede? İşte Halep'i, Humus'u bombalıyorlar. Nerede dünya? Bize diyorlar ki 'Türkiye niye karşıyor bu işe?' Tarihini okursan niye karıştığımızı anlarsın. Nerede ve kime karşı olursa olsun, her darbeyi kınıyor, her darbeyi halkın geleceğinin, halkın umutlarının katili olarak görüyoruz. Türkiye olarak, Hakk'ın ve haklının yanında durmaya, adaletin safında saf tutmaya devam edeceğiz. Kalbimiz, Mısır halkının kalbiyle bir atıyor. Mısır'ın, Mısırlılar'ın tekrar ayağa kalkması  için, her türlü desteği vermeye, özellikle dualarımızı  Mısırlı kardeşlerimize yollamaya devam edeceğiz."

"Biz demokrasinin tarafındayız"

Mısır'da, sadece Mısır’ın huzuru, Mısır’ın istikrarı, özellikle de demokrasinin tarafında olduklarını belirten Erdoğan, "Mısır halkının tamamı bizim kardeşimizdir. Biz, Mısır’ın tamamını bir görüyor, beraber görüyor, Mısır halkının tamamını kardeşlerimiz olarak kucaklıyoruz" dedi.

Kur'an-ı Kerim'in Mekke'de nazil olduğunu, Kahire'de okunduğunu ve İstanbul'da yazıldığını belirten Erdoğan, ''Bu 3 şehir, ortak medeniyetimizin 3 yıldız şehridir, 3 kardeş şehridir'' dedi.

Yaklaşık 70 yıl otokratik rejimle yönetilen Mısır'da, bir yıl önce seçim yapıldığını, bu seçimin neticesinde yüzde 52 oyla Mursi'nin Cumhurbaşkanı seçildiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bir yıl... bir yıl içinde 'Mursi, sen bu işi başaramadın...' içeriden ve dışarıdan her türlü tezgahlar kuruluyor. En ufak bir destek gelmiyor dışarıdan, Katar ve Türkiye'nin dışında. Sadece bu iki ülke... Meydanlara toplanmak demokratik bir haktır ama meydandaki kalabalığa, coşkuya, sloganlara aldanıp, hiç kimse meydanları bütün bir ülkenin fotoğrafı olarak sunamaz. Buradan soruyorum; Tahrir'i görenler acaba Adaviye Meydanı'nı neden görmüyorlar? Oradakiler Mısır halkı değil mi? Mısır halkı sadece Tahrir'de mi? Adeviye Meydanı'nda da Mısır halkı var. 'Tahrir Mısır'ın fotoğrafıdır' diyenler, Adeviye Meydanı karşısında neden susuyorlar ?''

"Darbe kime yönelik olursa olsun zararlıdır"

Mısır'da bir darbe yapıldığını, bu konuda kimsenin kimseyi aldatmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Darbe, kime yönelik olursa olsun, kimi hedef alırsa alsın, kimi koltuğundan indirirse indirsin, kötüdür, zararlıdır, demokrasinin ve geleceğin katilidir. İktidardakini sevmiyor olabilirsiniz. İktidarı kusurlu görüyor olabilirsiniz. İktidarı başarısız görüyor olabilirsiniz. Demokrasilerde süre vardır süre. Demokrasilerde sandık vardır. Hesap, o süre içinde, sandıkta görülür. Bunun dışındaki her yol gayri meşrudur, haksızdır, hukuksuzdur."

"Dünya samimiyet testinde"

Mısır’daki olaylar karşısında, tüm dünyanın çok açık bir samimiyet testi içinde olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bizlerle özel görüşmelerinde hep darbelere karşı olduğunu söyleyen Batı, niye susuyorsun? Konuşsana. Şimdi niye konuşmuyorsun? Mısır halkının iradesine saygı duyulmasını niçin istemiyorsun? Uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşlar gözlerimizin önündeki bu haksızlık, bu zulüm, bu adaletsizlik karşısında ilkeli ve samimi bir duruş sergilemediler. Darbeye açık açık darbe diyemeyen, darbenin destekçisidir. Bazıları bize şunu diyebilir, Türkiye'deki ana muhalefet gibi, garip garip açıklamalar yapıyor. Bir taraftan 'darbenin yanında değiliz' öbür taraftan 'Mısır'daki yeni yönetim hayırlı olsun'. Biz zaten ana muhalefetin Türkiye'de cemaziyelevvelini biliriz. Türkiye'deki ana muhalefet tarihi boyunca hep darbelerle beslenerek büyümüştür. Sandıklardan gelmemiştir bu CHP. Hep darbelerle gelmiştir, bunlar hala o beklenti içinde. Darbeyi kınamayanlar kendi içlerinde birbirlerine girdiler " diye konuştu.

Yeni metro hattı

Başbakan Erdoğan, yeni metro hattı ile ilgili olarak da  "Yeni metro hattımızla birlikte, Esenler Otogarı'ndan metroya binen bir vatandaşımız 10 dakikada Bağcılar Kirazlı'da olacak. Başakşehir-Otogar arası 30 dakikada kat edilecek. Bağcılar ile Olimpiyat Köyü arası 16 dakikaya, Bağcılar-Başakşehir arasındaki yolculuk süresi ise 20 dakikaya inecek" dedi.

Yeni metro hattının saatte 111 bin yolcu taşıyacağına dikkati çeken Erdoğan, "Bu açılışını yaptığımız hat, yaklaşık 1,5 milyar dolara mal oldu. Ancak bu hat sayesinde, İstanbul’a, İstanbullular'a çok önemli tasarruflar sağlıyoruz. Bu güzergahta, kişi başına günlük 60 dakika zaman tasarrufu sağlanmış olacak" dedi.

"Zamanla yarışıyoruz"

Zamanla yarıştıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Boğazda inşallah 29 Ekim'de açılışını yapacağımız metro ile onun biraz daha aşağısında çift katlı tüp geçit yapıyoruz, yine denizin altında. O da 2015'te bitiyor. Böylece boğazın üzerinde, ikisi denizin altında olmak üzere, 3 tane de köprü olmak üzere, denizin altında olanlar; birincisi iki katlı tüp geçit otomobiller geçecek. İkincisinden hızlı tren geçecek. Üçüncüsü Atatürk Köprüsü, dördüncüsü Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, beşincisi de inşallah Yauz Sultan Selim Köprüsü. O da 2015'de inşallah bitecek. Kardeşlerim zamanla yarışmak durumundayız. Zamanla yarışıyoruz. Bu millete, bu yakışır bu.''

Bir büyük olarak, bir Başbakan olarak gençlere seslendiğini kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tabi siz 20 yıl öncesinin Bağcılar'ını bilmezsiniz. Hani bazıları gençleri istismar yoluna gidiyor. 'Bu gençler bizim umudumuz'. AK Parti ne diyor, hayır mı diyor? Gençler bizim tabi umudumuz. Ama ey Kılıçdaroğlu, sen bu gençlere ne verdin de konuşuyorsun? Ne verdin? Biz eğitiminden sağlığına, ulaşımından bütün alt yapısına, adaletiyle, emniyetiyle şu anda hazırlanan Fatih Projesi'yle okullarda attığımız adımlarla gençliğimizi kuşattık. Onlara imkanlar hazırladık. İşte şu Bağcılar'da oturan kardeşlerime sesleniyorum. 1990'da, ah benim sevgili gençlerim, sevgili yavrularım. Siz daha yoktunuz. 20 yaşındaki gençler için konuşuyorum. Ama bu Bağcılar'da şu gördüğünüz caddeler de yoktu. Buralar bataklıktı. Buralarda çamurdan geçilmezdi. Ama şimdi bu modern Bağcılar var."

Başbakan Erdoğan, Marmaray'ın devreye girmesi ve Anadolu ve Avrupa Yakalarındaki metro sistemlerinin entegre hale gelmesi ile birlikte Üsküdar ile Başakşehir arasının 60 dakikaya ineceğini ifade ederek, ''Başakşehir’den Kartal, yani İstanbul’un Batı ucundan Doğu ucu, 89 dakikada kat edilebilecek. Bu büyük hizmetin, bu büyük yatırımın İstanbul’a, İstanbullular'a tekrar hayırlı olmasını diliyorum'' diye konuştu.

"İstanbul'un geleceğinde söz sahibi olan yağmacılar değildir"

İstanbul’un geleceğiyle ilgili, projeleriyle ilgili söz sahibi olanın, yağmacılar, vandallar, barbarlar olmadığını belirten Erdoğan, "Camları, pencereleri esnafın dükkanlarını yağmalayanlar değildir. Gecenin dokuzundan sonra tencere, tava sokağa dökülenler de değildir. Aslından bu, kamu düzenini bozmaktır. Aslında bu halkı rahatsız etmektir, bu da suçtur. Eğer iktidar olmak istiyorsan onun yeri sandıktır. Söz sahibi olan İstanbulluların kendisidir, milletin kendisidir. Hiç kimse kendisini milletin üzerinde görmesin. Hiç kimse, illegaliteye, kanunsuzluğa, anarşiye, vandallığa başvurup, İstanbul’a, İstanbullulara, millete dayatmalarda bulunmaya kalkmasın" dedi.

"Bu polis kimin polisi?"

Erdoğan, şöyle devam etti:

"İşte Gezi Parkı için ne dediler. Ağaç dediler, çevre dediler, park dediler. Peki Allah aşkına camilerimizden ne istediniz? 3 gün Dolmabahçe Bezmi-Alem camisi işgal altındaydı. Yolda yanında 6 aylık bebeğiyle, 9 yaşında kızıyla gezen başı örtülü annelerden ne istediniz. Ondan sonra da utanmadan sıkılmadan 'böyle birşey yok' diye yalan söylüyorsun. Esnaftan, emeğiyle alın teriyle geçinmek isteyen insanlardan ne istediniz. Sivil vatandaşlarımızın araçlarını yakıp yıkmaktan ne anladınız? Bu nasıl bir çevre duyarlılığıdır. Çevreyi yaktılar, yıktılar, kirlettiler, mahfettiler. Polise o kilit taşlarını attılar. Bu polis kimin polisi? Bu polis bizim polisimiz. Efendim, polis biber gazı sıkmış. Evet, siz hukuka ters bir iş yaparsanız polisin 2 yolu vardır, hatta 3 yolu vardır. Önce uyarır, sonra suyu sıkar, sonra da  biber gazı sıkar. Ama polis bunu yaparken eylemcilerin içinden silahla benim polisime ateş edenleri nereye koyacaksın. Ve benim şehit edilen polisi mi nereye koyacaksın? Onu sahiplenmiyor bu eylemciler. Ve ne yazık ki ana muhalefet de sahiplenmiyor. Çünkü, o da onlarla iş birlikçi. Bize, bu aziz millete, bu vandallığı, bu barbarlığı, çevre ve ağaç meselesi diye yutturmaya çalışıyorlar."

Kendilerinin de milletin de kimin hangi hesabın peşinde olduğunu çok iyi gördüğünü,  ağacın, çevrenin, parkın arkasına saklanıp, kimin hangi hesabı görmeye çalıştığını çok iyi gördüklerini belirten Erdoğan, "Bu millet bütün hesapları bozar ve bozdu. İstanbul, Kazlıçeşme’de 1 milyon 200 bin tek yürek olarak bu kirli tezgahı alt üst etti. Ankara Sincan'da 300 bin kişiyle, Kayseri'de 200 bin kişiyle, Samsun'da 100 bin kişiyle, Erzurum'da da 100 bin kişiyle alt üst etti" diye konuştu.

Erdoğan,  şunları kaydetti:

"Türkiye, eline sopa alıp, taş alıp, molotof alıp sokağa çıkanın dayatmalar yaptığı bir ülke değil, demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir. Eğer insani değerlere saygıları varsa insanca demokratik yollardan hak ararlar. Aksi takdirde kendilerine de bu ülkeye de bu güzel insanlara da yazık ederler. Burada vandalların, barbarların, teröristlerin değil, sadece ve sadece milletin egemenliği vardır. Kimin ne meselesi varsa, sandıkta bunun hesabını görür. İşte 7 ay sonra İstanbul'un önüne sandık gelecek. Hesabı olan buyursun, hesabını sandıkta görsün. Tabii ben şimdi Bağcılar'da tüm kardeşlerime sesleniyorum. Demek ki ki daha çok çalışacağız ve inşallah sandıklarda çok daha farklı ses çıkacak. Sandık dışında yol arayanlara artık bu millet geçit vermez, geçit vermeyecek."

"Mısır halkı ve tüm Müslümanlar için dua edelim"

Bugün akşam ilk teravihin kılınacağını hatırlatan Başbakan Erdoğan, ramazanın ilk gecesinde Mısır halkı ve tüm Müslümanlar için dua edilmesini istedi.

Erdoğan, ramazan ayı içerisinde yoksulların hatırlanmasını ve beş yıldızlı oteller yerine yoksulların sofralarına misafir olunmasını dile getirerek, metro hattının tüm İstanbullular'a hayırlı omasını diledi.

Konuşmanın ardından Başbakan Erdoğan, beraberindekilerle kurdele keserek, metronun açılışını gerçekleştirdi.

Daha sonra Bağcılar'dan metroya binen Erdoğan, Metrokent İstasyonu'nda indi. Burada kendisini "Alemin kralı geliyor" sloganlarıyla karşılayan ve sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlara el sallayan Başbakan Erdoğan, küçük bir çocuğu da sevdi.

Açılıştan notlar

Bağcılar Meydanı'ndaki Otogar-Bağcılar-Mahmutbey-Olimpiyatköy-Başakşehir Metro Hattı açılışında, "Hepimiz Erdoğan'ız", "Sandık demokrasinin namusudur", "Dindar bir başbakanın arkasında dindar bir gençliğiz", "Oyuncular farklı, senaristler aynı. Oyuna gelme Mısır", "Sen sıkıntı etme gardaş, her oyunu bozar dadaş" şeklinde pankartlar asıldığı görüldü.

Alandaki çocuklara, oyuncak bebek ve satranç seti dağıtıldı.

Konuşmaların yapıldığı platformun arkasında, "2004 yılında İstanbul'da Raylı Sistemler", "2013 yılında İstanbul'da Raylı Sistemler" ve "2019 yılında İstanbul'da Raylı Sistemler"i gösteren multivizyonlar yer alırken, açılış töreni öncesi katılımcılara, İstanbul'daki raylı sistemlerin tarihsel gelişimine ilişkin multivizyon gösterisi sunuldu.

Meydanı dolduranlar, AK Parti ve Türk bayrakları taşırken, bazı vatandaşlar da töreni camiden ve meydana bakan evlerinden izledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan alana geldiğinde ve platforma çıkarken, alandakiler "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları attı. Erdoğan konuşmasını yaptığı sırada, elinde Türk bayrağı ile platforma çıkan çocuğu öptü.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Teröristin konuşmak için şartı!
  • Yakalanan PKK'lı HDP eski milletvekili adayı çıktı
  • Karne heyecanını başkanla paylaştılar
  • Yardımlar Halep için yola çıktı
  • "Uluslararası Konya'da Vuslat Sempozyumu" yapılıyor

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA