• Konya16 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
30 Mart yaklaştıkça ahlaksız saldırılar yoğunlaşıyor
26 Mart 2014 Çarşamba 23:01

30 Mart yaklaştıkça ahlaksız saldırılar yoğunlaşıyor

Başbakan Erdoğan, "30 Mart yaklaştıkça, seçim yaklaştıkça, muhaliflerin ve muarızların ahlak dışı saldırıları da yoğunluk kazanıyor" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisince Madenci Anıtı önünde düzenlenen mitingde sözlerine, "Alaplı, Çaycuma, Devrek sizleri gönülden selamlıyorum. Gökçebey, Karadeniz Ereğli sizleri muhabbetle selamlıyorum" diyerek başladı.
 
Erdoğan, 30 Mart seçimlerinin Zonguldak ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını dileyerek, alandakilere, bugün ziyaret ettiği Düzce, Karabük ile dün ziyaret ettiği Samsun ve Kastamonu'nun selamlarını getirdiğini kaydederek, "Buradan önce 53 şehre ulaştım. Hepsinden sizlere selam getirdim. Allah'a hamdolsun Türkiye, çok büyük bir heyecan yaşıyor. Sadece gittiğim 53 şehir değil, 81 vilayet büyük bir heyecan yaşıyor. 77 milyon, oynanan oyunu görüyor; ülkesine, milletine, bayrağına, istiklaline sahip çıkıyor" diye konuştu.
 
Bir hususu özellikle belirtmek istediğini dile getiren Erdoğan, meydanda toplananlara şöyle seslendi:
 
"30 Mart yaklaştıkça, seçim yaklaştıkça muhaliflerin ve muarızların ahlak dışı saldırıları da yoğunluk kazanıyor. Sandığı gölgelemek, millet iradesini karalamak isteyenler, her türlü çirkinliğe, her türlü çirkefliğe başvuruyorlar. Sizden 30 Mart günü, gün boyunca sandıklara sahip çıkmanızı özellikle rica ediyorum. Oy pusulaları üzerinde kalemle işaretleme yapma çağrısı yapanlar var. Bunlar art niyetli. Bunlara asla aldanmayın. Oy pusulasının üstünde mühür dışında hiçbir işaretin olmaması gerekiyor. Sandık başında sizlere teslim edilen pusulalara da dikkat edin. Onların da üzerinde hiçbir işaret olmayacak. Kimseye kulak asmayın. Ne diyor Arif Nihat Asya? Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan/Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan. Sizin gibi aziz bir millet olduktan sonra biz bu zalimlere asla bu postu teslim etmeyiz. Sandığa gidin."
 
Nasil tek ceketse?
 
Erdoğan,  isim vermeden Fethullah Gülen'i, "Pensilvanya... CHP cebinde, MHP cebinde, milyarlar cebinde, holdingler cebinde, rafineri cebinde... Ne diyor? Tek ceketi varmış. Nasıl bir tek ceketse?" sözleriyle eleştirdi.
 
Bazı kesimlerin, huzuru bozmak için elinden geleni yapacağını söyleyen Erdoğan, bugüne kadar sabrettiklerini, hiçbir tahriğe kapılmadıklarını, hiçbir saldırıya da boyun eğmeyeceklerini belirtti. Erdoğan, "Provokasyonlara karşı dikkatli olacağız. Milli iradenin en güzel, en sağlıklı şekilde sandığa yansımasını temin edeceğiz" diye konuştu.
 
Erdoğan, 30 Mart'taki seçimin sıradan bir seçim olmadığını dile getirerek, "Bu bir belediye seçimi değil, belediye meclis üyeleri seçimi değil, muhtarlık değil; adeta bir genel seçim genel. 30 Mart'ta ya eski Türkiye diyeceğiz ya yeni Türkiye diyeceğiz" ifadelerini kullandı.
 
"Ne diyoruz, ne diyoruz?" diye alandakilere soran Erdoğan, "Yeni Türkiye" yanıtı gelince, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"İstiklal mücadelesine, istikbal mücadelesine ben sizlerden destek bekliyorum. Bize kimlerin taarruz ettiğine lütfen dikkat edin. Karşımızda oluşan ittifaka dikkat edin. Bu ittifakın içinde kimlerin olduğuna dikkat edin, nasıl bir istiklal mücadelesi içinde olduğumuzu da net göreceksiniz. Kim var bu ittifakta? CHP, MHP, BDP, Pensilvanya, malum medya, işverenler, eli kanlı terör örgütleri, hepsi buraya destek veriyor; faiz lobileri, kan lobileri, Türkiye düşmanı çevreler bu ittifaka destek veriyor. Türkiye'nin güçlenmesinden, ekonominin büyümesinden, huzurun, kardeşliğin artmasından rahatsız olan kim varsa bu ittifaka destek veriyor. Onlar, ahlak dışı araçlarla bize saldıracaklar. Varsın saldırsınlar ama biz bunu kaale almayacağız. Biz yolumuzda emin adımlarla yürüyeceğiz. 
 
Bu CHP hiçbir zaman Hakk'ın yanında olmadı, hiçbir zaman halkın yanında olmadı. Bu CHP tek parti yıllarından beri demokrasiyi içine sindiremedi. Menderes'ten bu yana CHP'nin tek başına iktidara geldiğini hiç gördünüz mü? Niye? Benim milletim CHP'nin cemaziyelevvelini çok iyi biliyor. Ya bu CHP, bizim dinimize, bizim mukaddesatımıza, bizim camilerimize, bizim ezanımıza, bizim kitabımıza saldıran CHP değil mi? Onun için de hiçbir zaman CHP'ye benim milletim tek başına iktidar vermedi. Düne kadar bu CHP Ergenekon'un avukatıydı, Silivri'ye gidip geliyordu ya. Çetelere avukatlık yapıyordu. Şu anda nerede? Şu anda Pensilvanya'nın avukatı. Ya bunların ikisi bir arada nasıl oluyor? Böyle bir genel müdür olur da bir gün solcu, bir gün sağcı, bir gün ulusalcı, bir gün MHP'li, bir gün başörtüsü düşmanı, bir gün istismarcı... İzmir'de bayrak sallıyor, Hakkari'ye gidiyor bir tane Türk bayrağı yok. CHP bu... Nabza göre şerbet. Bu CHP'nin İstanbul adayı da genel müdürü de tam anlamıyla düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısı. Daha düne kadar 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' diyordu, şimdi Pensilvanya'nın askeri oldu."
 
Bunlarda takiye var, yalan var
 
"30 Mart'ta ahlak dışı siyasete siz son vereceksiniz" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Bu ittifakı siz bozacaksınız. Bunlarda plan, proje var mı? Bunların hayali, hedefi yok. Montajlarla milletin karşısındalar. Adam yatıyor kalkıyor söylediği nedir? Yolsuzluk. Dün de Samsun'da söyledim, bugün Zonguldak'ta söylüyorum. Benimle ilgili diyor ki İsviçre bankalarında 13 ayrı hesabım varmış. Medya, bunları iyi kaydet, iyi kaydet ama hesabını da sorun. Diyorum ki; eğer dürüstsen, eğer samimiysen, eğer karakter itibarıyla karakterin varsa hangi bankada bu hesaplar varsa, çünkü hukukta bir kaide var, müddei, iddiasını ispatla mükelleftir. Bunu kim ispat edecek? Sen iddia ediyorsun, sen ispat edeceksin. Neredeyse bu hesaplar çıkar avukatını, ben de bir avukat... Gitsinler bu parayı alsınlar. Ondan sonra sen züğürtsün, züğürt olduğun için bu paraları da sana verelim. Ya böyle yalan olur mu, böyle iftira olur mu? Bunlarda takiye var, bunlarda yalan var, bunlarda iftira var. Çünkü Pensilvanya'daki hocası da öyle. Sadece iftira..."
 
Yalan, iftira
 
Erdoğan, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile ilgili iddiaları hatırlattı.
 
"Bunlarda yalan, iftira var. Çünkü Pensilvanya'daki hocası da öyle. Sadece iftira... Şimdi de hani Baykal'ın bir kasedi çıkmıştı ya. Onunla ilgili de şimdi bir şeyler döndürüyorlar. Benim dinimde, inancımda bu tür şeylerle uğraşmak yoktur. Fakat ey Baykal, sana yazıklar olsun. Seni CD, kaset ile genel başkanlıktan indiren bu adamın şu andaki yalanlarına uyuyorsun. Eğer böyle bir tezgahın içerisinde Tayyip Erdoğan olsaydı, anayasa tartışmalarında yarım saat içerisinde senin bu görüntülerini sosyal medyadan kaldırır mıydı?" diye konuşan Erdoğan, o görüntüleri ve MHP ile alakalı olanları kendisinin internetten kaldırttığını söyledi.
 
CHP tepki verdi
 
Başbakan Erdoğan, bu ara bir olay yaşadıklarını, Suriye uçaklarının Türk hava sahasını ihlal ettiğini, iki MIG-23 uçağının Keseb denilen hudut kapısından yaklaşık 1-1,5 kilometre içeri girdiğini, yeni angajman kuralları olduğunu, buna göre uyarılar yapıldığını kaydederek, tüm uyarılara rağmen uçaklardan birisinin döndüğünü ancak diğerinin dönmediğini, bu yüzden Türk uçaklarının kalkıp Suriye uçağını vurduğunu hatırlattı.
 
Uçağın Keseb'e düştüğünü aktaran Erdoğan, "Daha Suriye tepki vermeden CHP tepki veriyor, Suriye konuşmadan ne yazık ki CHP konuşuyor. Kendisini savunmadan Suriye'yi savunuyor. Genelkurmay Başkanımıza da 'Ucuz işlere girmesin' diyor. Ucuz iş ne demektir Allah aşkına? Türkiye'nin çıkarlarını savunmak mı ucuz? Bu ne edep dışı açıklama? Türkiye'nin topraklarını, bayrağını savunmak mı ucuz iş Kılıçdaroğlu?" diye konuştu.
 
Erdoğan, CHP'ye gönül verenlere hitaben, "Allah aşkına bu CHP'ye nasıl oy vereceksiniz, eliniz titremeyecek mi? Utanmadan şunu söylüyorlar yandaş medyalarıyla; 'Seçim arifesinde böyle bir olay çıkartılır mı?' Lafa bak ya" diye konuştu.
 
Burada bir harp olduğunu, 160 bin insanın öldürüldüğünü vurgulayan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kılının kıpırdamadığını, adamlarının Esed'in yanına gidip geldiğini kaydetti.  
 
Reyhanlı'da 53 vatandaş şehit edildiğinde de Kılıçdaroğlu'nun kılının kıpırdamadığını söyleyen Erdoğan, "İnanın bu Kılıçdaroğlu'nun riyasetinde CHP bitmiştir, tükenmiştir. CHP'nin başına gelmiş en büyük talihsizlik işte bu CHP'nin genel müdürüdür" dedi.
 
"Ben inanıyorum ki benim CHP'ye gönül veren kardeşlerim, bu seçimde CHP'ye de onun müttefiki olan MHP'ye de bunların akıl hocası olan Pensilvanya'ya da bir Osmanlı tokadı atacaktır" diyen Erdoğan, kendi siyasetlerinin eser siyaseti olduğunu, Zonguldak'a da pek çok hizmet getirdiklerini ve getirmeye devam ettiklerini anlattı.
 
Hesapları çıkar
 
Erdoğan,  konuşmasının son bölümünde, AK Parti'nin Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş'ı platforma davet etti. 
 
"Ali Bektaş kardeşimi sizlere emanet ediyorum. İnşallah, Kozlu'daki çalışma, artık Zonguldak'ta büyüyerek devam edecek. Biz yanındayız. Milletvekillerim yanında. El ele vereceğiz" diyen Erdoğan, Bektaş ile katılımcıları selamladı. 
 
Ali Bektaş'ın, doğalgazın yalnızca Ereğli'de kullanımda olduğunu hatırlatması üzerine Erdoğan, Zonguldak'ın merkezinde de konuyu kısa sürede çözeceklerini ifade etti. 
 
Mitinge katılan gençlere seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Dedim ya, CHP'den çok çektik. Ah, ah... İki kızım var. Kızlarım, başörtülü olarak üniversiteye gidemediler. İmam Hatip mezunuydular, gidemediler. Erkek evlatlarım katsayıya takıldı, onlar da gidemedi. Gittiler yurt dışına. Yurt dışında başörtülü okudular. Dünyanın en ileri üniversitelerinde okudular. 'Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya' dediler. Bu sorunlar kalktı mı? 4 artı 4 artı 4. Şu anda meslek liseleri, imam hatipler... Bir sıkıntı var mı? Katsayı engeli var mı? İstediğiniz üniversiteye girebiliyor musunuz? Devlet dairelerinde başörtülü çalışabiliyor musunuz? Ey Kılıçdaroğlu, dürüst ol dürüst. Diyor ki; 'Başörtüsü sorununu ben çözdüm."
 
Meydanda "Yalancı Kemal" sloganlarının atılması üzerine Erdoğan, "Eğer karakterin düzgünse İsviçre bankalarındaki hesapları çıkar. Getir, ben de o paraları sana vereceğim. Ta Siirt'te söyledim, medya... Siirt'ten bu yana hala ses yok. Hayatı yalan, hayatı. İşi gücü iftira" ifadelerini kullandı.
 
Mitinge katılanlara, "Pazar günü, ablalar; buna en güzel dersi vermeye var mıyız? Ağabeyler, 4 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyız?" diye seslenen Erdoğan, "Evet" yanıtını alınca, "Daima millet. Ali Bektaş kardeşimi sizlere emanet ediyorum. Tek millet diyorum, tek bayrak diyorum, tek vatan diyorum, tek devlet diyorum" diye konuştu. 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA