• Konya-3 °C

Alev Ayyıldız

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

1500 Şehidin Olduğu Bilinmeyen Ülke

13 Temmuz 2012 10:21

Başta büyük İslam âlimleri olmak üzere, inancında samimi olan iyi niyetli insanların gözleri hüzünlü bakar genelde. Kana doymayan yaşlı Dünya’da mazlumların çektikleri acıları yüreklerinde hissederler. İçleri yanarak ellerini semaya kaldırırlar. Dualarına ve tavırlarına âlemleri eklerler.

Kulaklarında Müslüman ülkelerin çığlıklarını duyan bir kişi ise zamanla insan-ı kamil derecesine dahi ulaşabilir. Yeter ki Yunus misali gönlünü açabilsin.

Bu bağlamda başkalarının sorunlarını dert edinme, onlar için uğraşma ise yalnızca belirli kullara verilen çok özel bir yetidir. Çünkü vicdanın ve merhametin etkisiyle gelişir ve gönlü kapananlar ne yaparlarsa yapsınlar bu histen uzak yaşarlar.
 Aksine umursamamak, görmezden gelmek ise bencilliğin getirisidir. Batılı ülkelere baktığınızda davranış biçimi olarak oldukça yaygın olduğunu görürüz bu durumun.
Örnek vermek gerekirse, Avrupa’da sırf sıkıntılarını anlatabilmek için, psikolağa giden milyonlarca insan vardır. Su gibi para akıtırlar bu uğurda. Nede olsa diğerlerinin yoğunluğu vardır ve en yakınlarının sorunlarını dinlemeye dahi tahammül edemezler. Bu nedenle ilişkiler resmidir, kucaklaşmalar, sarılmalar bile farklı algılanır duruma gelmişidir.
 İslamiyet’in ve Anadolu kültür yapısıyla yoğrulmuş yurdum insanı, kimi zaman ipin ucunu kaçırsa da özünde duyarlıdır. Başkasının acısını kendi acısı bilir. Zor günler geçirenlerin yanında olur.
 Örneğin Yeryüzü Doktorları’na katılımı ve Afrika’ya yapılan yardımları düşünün. Dünya’nın en sıkıntılı bölgelerine giden ve mağdurların yanında olan Yeryüzü Doktorları’nın mevcut iki bin doktorundan bin tanesi Türk. Keza Afrika için geçen yıl toplanan yardımların yarısı ülkemden gitti. Bu güzel örnekler gösterir ki, yardım etme, başkasını düşünebilme hala Anadolu insanında mevcuttur.
 Kısaca özetlersek kimi durumlarda tepkisizliğimiz bencilliğimizden değil cahilliğimizden gelir.
 Aktardıklarıma örnek olacak, öğrendiğinizde oldukça şaşıracağınız, halen 1500 şehidimizin yattığı ve çoğumuzun adının dahi duymadığı bir ülkeden bahsetmek istiyorum size.
 
 Üstelik yazık ki yüzlerce Müslüman’ın Budist fanatikler tarafından öldürüldüğü bir yer burası. Yalnızca haberlerini timeturk.com’da bulabileceğiniz, adı bilinmeyen bir ülke  Myanmar yada diğer ismiyle Burma. Hatırladığım kadarıyla Ayna programının ziyareti dışında ülkem ekranlarında adı geçmedi.

Burma’da Müslümanlar toplam nüfusun yaklaşık yüzde yirmisini oluşturuyor. Kimi kaynaklar Müslüman nüfusunu kasıtlı olarak daha az gösteriyor. Çünkü Birleşmiş Milletlerin raporuna göre onlar kimsesiz. Adeta ortada kalan bu insanlar, Rohingya soyunda geliyor ve Arakan olarak da adlandırılıyor Burma hükümeti ise Arakan’ları komşu ülke Bangladeş’ten gelen illegal göçmenler olarak tanımlıyor ve onların vatandaşlığını kabul etmiyor.

Sıkıntıları yalnızca sahipsizlikte değil.Mayıs ayında şiddetlenen ve halen giderek artan çatışmalarda, yüzlerce Arakanlı’nın evi ateşe verildi Ayrıca sokağa çıkma yasağı konunca, Müslümanlara ait yüzlerce işyeri Budistlerce yağmalandı. Birleşmiş Milletleri de arkasına alan Budist fanatikler, palalar ve bambu kargılarıyla terör estiriyor ülkede.

 Yönetimdeki askeri müdahalenin sertleşmesi ve Budist fanatiklerin saldırılarını artırması sonucu, bugüne kadar 500’ü aşkın Müslüman’ın şehit edildiği gelen haberler arasında. Olağanüstü hal ilan edilmesi bile zulmü yavaşlatmaya yetmedi.

Şimdilerde yanan evlerin dumanlarının görüldüğü ülkede, çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu yüzlerce kişi komşu ülke Bagladeş’e sığınıyor. Kimi durumlarda Bangladeş’e  alınmayan ve geri dönmek zorunda olan Arakanlı’lar içindeki genç kızlar ise tecavüze uğramamak için intihar ediyor

Olayları tetikleyen ise Müslümanların Budist bir kıza tecavüz edildi iddiası. Bu bahaneyle ülkedeki tüm Arakan’lılar öldürülmek isteniyor. Özünde amaç son dönemde Burma’da gelişen demokrasiyle birlikte, biraz nefes alabilen Müslümanları temizlemek.

Budist fanatiklerin arkasında ise Çin ve Rusya var.
 Vaziyet bu denli kötüyken sırf inancı için öldürülen yüzlerce masumun çığlıklarını da yalnızca belirli kimseler duyabiliyor.
 
 Ülkemizde, timeturk.com başta olmak üzere yardım kuruluşlarından İHH, Sadakat Taşı ve Mazlumder’in açıklamaları ve Bangledeş’in sınırında yaşayan mülteciler için yardım çalışmaları var.
 Her türlü gereksiz sözün günlerce konuşulduğu ortamda bu kutlu derneklerin konuyla ilgili açıklamalarına ve çalışmalarına ilgide, yok denecek kadar az.
 Anadolu insanı son yaşananlar dâhil olmak üzere Burma’nın adını bile bilmezken, Müslümanların hunharca öldürüldüğü bu Asya ülkesinde 1500 şehidimizde yatıyor.
 Aslında konuyu yıllar önce Abdullah Gül’de gündeme getirmişti.
 Dünya’da bulunan şehitliklerimizden bahsederken Burma’ya da değindi.
 Bizlere kuş uçuşu dahi6000 km uzakta olan adı bilinmeyen ülke yatan şehitlerimizin hikâyesi oldukça ilginç.
 Birinci Dünya Savaşı bittiğinde İngilizler, esir aldıkları 12 bin Türk askerini 1915 yılında Burma'ya götürürler. Türlü zulüm ve işkenceler altında bin 500’ü askerimiz şehit düşer. Şehitlikte Türkçe olarak, "Birinci Dünya Savaşı'nda Irak, Suriye, Filistin ve Arabistan cephelerinde Osmanlı ve İngiliz orduları arasındaki çarpışmalar sırasında İngilizlere tutsak düşerek Burma'ya getirilen ve burada vefat eden aziz Türk askerlerinin anısına" ifadesi yer almaktadır.
 
 Aynı inancı taşıdığımız, üstelik 1500 şehidimizi emanet ettiğimiz Burma’ya umut ediyorum ki siyasilerden, medyadan ve diğer yardım kuruluşlarından yardımlar gitsin ve ilgi artsın. Yoksa acımasızlıkta sınır tanımayan Budist fanatikler, Burma’lı Müslümanları yok ettikten sonra, “Yaşarken bunlarda Müslüman’dı diyerek şehitliğimize saldırabilirler”
 Selam ve dua ile

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • 107 DEAŞ hedefi vuruldu, 13 terörist etkisiz hale getirildi
  • 'Mavi Bisiklet' filminin Akşehir galası yapıldı
  • Terör operasyonunda 10 kişi tutuklandı
  • Konya'da 18 kişiye 12 bin lira ceza
  • Konya'da sağlık ekibinin zor anları

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA