• Konya6 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Eylül için kritik gün
04 Nisan 2012 Çarşamba 09:58

12 Eylül için kritik gün

12 Eylül 1980 askeri darbesine ilişkin tarihi dava bugün başlıyor.
12 Eylül 1980 askeri darbesine ilişkin tarihi dava bugün başlıyor. 12 Eylül'de öldürülenlerin yakınları, işkence görenler, sağdan ve soldan cezaevlerinde yatanlar müdahillik başvurusunda bulundu.

Türkiye’nin kaderini değiştiren ve milyonlarca insanın acı çekmesine neden olan 12 Eylül darbesi, 32 yıl sonra sanık sandalyesinde hesap verecek. 12 Eylül darbesini yapan dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya’nın “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” istemiyle yargılanmasına bugün başlanacak. Başbakanlık, TBMM, CHP ve MHP duruşmaya bir gün kala, davaya müdahil olmak için mahkemeye dilekçe verdi.
 
Evren kolunu kırdı
 
Kenan Evren’in hakim karşısına çıkıp çıkmayacağı merakla beklenirken, kolunu kırdığı haberi geldi. Daha önce baypas geçiren Evren, son olarak Ankara GATA’da kalın bağırsak ameliyatı olmuştu. Sindirim sistemindeki bir sorun nedeniyle operasyon geçiren Evren’in bu yüzden ilk duruşmaya katılması beklenmiyordu. Avukatları dolaşım sorunu tedavisi gören Evren’in duruşmalara katılamayacağını savunuyor, müdahiller ise bu tespitin Adli Tıp tarafından yapılmasını istiyordu. Davanın başlamasına bir gün kala Kenan Evren sol kolunu kırdı. Evren’in kolunun üzerine düştüğü öğrenildi. Davanın diğer sanığı Tahsin Şahinkaya ise
 
İstanbul’da bulunuyor.
 
Mahkeme, Adli Tıp Kurumu’na sanık Evren ve Şahinkaya’nın sağlık raporlarını göndererek, sanıkların duruşmada bulunmalarının ve beklemelerinin sağlık durumları açısından bir engel teşkil edip etmediğini sormuştu. Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek rapor, sanıkların duruşmaya katılıp katılamayacaklarını belirleyecek.
 
Devlet davaya ‘müdahil’
 
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün 9.30’da başlayacak olan duruşma öncesinde, davaya müdahil olmak için hükümet adına Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanı Sami Arslan Aşkın ve Hukuk Müşaviri avukat İsmail Uluyol başvuru yaptı.
TBMM adına yapılan başvuruda ise darbe tarihinde yürürlükte olan 1961 Anayasası’na göre, yasama yetkisinin TBMM’ye ait olduğu belirtilerek, “Askeri müdahale ile kaynağını Anayasa’dan almayan yetkiler kullanılarak TBMM’ye ait yasama yetkisi, zor ve güç kullanılarak elinden alınmış, anayasal görevini yapması engellenmiştir. Bu nedenle TBMM, sanıklara isnat edilen suçun birinci derece mağdurudur. Davaya müdahil olarak katılınması gerekmektedir” denildi.
 
CHP ‘tanıklık’ için müdahil
 
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, partinin avukatları Şenal Sarıhan ve Celal Çelik ile birlikte partisinin dilekçesini dün mahkemeye verdi. Sadece iki generali sorumlu tutarak kaçılamayacağını söyleyen Tarhan, “Referandum sürecinde geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla, darbecilerin yargılanamayacaklarını ifade etmiştiniz” sözleri üzerine, ”Darbecilerin gerçekten yargılanacağına ilişkin kuşkularımız var. O yüzden buradayız. Darbenin arkasındaki zihniyet, bugün bizi darbeyle palazlanarak yöneten ve ülkeyi gericileştiren zihniyetin, darbenin tamamlayıcısı zihniyetin aslında yargılanması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun tanıklığını yapmak için davanın içindeyiz” dedi.
Tarhan, kabinenin müdahil olmasına ilişkin de “Sayın Arınç’ın ben bir an önce emekli olmasını ve Marmaris’te resim yapmasını tercih ederim. Çünkü darbe zihniyetinden palazlanmış ve darbenin beslediği bir zihniyetin muktedir olduğunu ve o muktedirlerin başında da Sayın Arınç olduğunu görüyoruz” dedi.
 
61 Anayasası’na övgü
 
CHP’nin dilekçesinde, darbeyle birlikte ”27 Mayıs 1960 sonrasında yapılan ve 12 Mart 1971’de özgürlükleri kırpılan ilerici, devrimci 1961 Anayasası’nın ortadan kaldırıldığı ve özgürlüklerin istisna olduğu, toplumun muhafazakarlarca kurgulanmasına yol açan 12 Eylül Anayasası’nın yürürlüğe girdiği ve Türkiye siyasetinin yeniden kurgulandığı” belirtildi.
 
MHP de başvurdu
 
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman da dün müdahillik dilekçesini mahkemeye verdikten sonra yaptığı açıklamada, yüzlerce ülkücünün, “uydurulan senaryo, tertip, düzmece belge ve yalancı şahitlerle” darbe yapıp, yönetime el koyanlar tarafından haksız yere suçlanarak tutuklandığını belirtti. Ülkücülerin Mamak Askeri Cezaevi’nin meşhur C 5 işkencehanelerinde hayatlarının karartıldığını belirten Büyükataman, “İnsanlık dışı uygulamalar yetmezmiş gibi, Savcı Nurettin Soyer’in tarihe utanç vesikası olarak geçmiş ve de içeriği iftiralarla doldurulmuş olan iddianamesi, çağımızın en ibret verici bir yargı sürecini başlatmıştır. Başta Alparslan Türkeş olmak üzere yüzlerce ülkücü dava adamı yargılanmıştır” dedi.
 
Devrimcinin şahidi ülkücü
 
Darbe döneminde 9 ülkücünün idam edildiğini söyleyen Büyükataman’ın basın açıklamasını dinleyen bir vatandaş, “Sol kesim aynı işkenceleri daha beter gördü” demesi üzerine “MHP mensuplarına haksız işkenceler yapılırken aynı şekilde devrimcilerin de benzer insanlık dışı muamelelere muhatap olduklarına bizzat şahit olduk” dedi.
 
Sağcı, solcu, Kürtçü...
 
Davaya ayrıca BBP, DSP, EDP, BDP, Yeşiller Partisi, İHD, Askeri Darbelerin Askeri Muhalifleri (ADAM) Derneği, Mazlum Der, Başbakanlık, Meclis, CHP, MHP, Has Parti, DİSK, Malatya Yeşiltepe Eğitim Derneği, Her Yerde Adalet Platformu, 68’liler Dayanışma Derneği, Devrimci 78’liler Federasyonu, 78’liler Girişimi kurumsal düzeyde, darbe öncesi öldürülen Abdi İpekçi, Savcı Doğan Öz, Prof. Cavit Orhan Tütengil’in aileleri, Devrimci Yol yöneticisi Oğuzhan Müftüoğlu, Bahçelievler katliamı hükümlüsü Haluk Kırcı, eski DİSK Genel Sekreteri Fehmi Işıklar, Maraş katliamı sanığı Ökkeş Şendiller, Çorum olaylarının mağdurları ve sanıkları, eski Bakan Yaşar Okuyan, Prof. Mümtazer Türköne, Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, idam edilen Erdal Eren, Veysel Güney ve Serdar Soyergin’in aileleri, gözaltında kaybolan Hayrettin Eren’in ailesi, gözaltında intihar ettiği öne sürülen Satılmış Şahin’in ailesi, Dev-Yol sanıkları da müdahil olmak için dilekçe verdi.
Sınırlı sayıda müdahil alınacak
 
Mahkeme, duruşma öncesi müdahillik talebinde bulunanlardan, duruşmanın ilk celselerine alınacakların listesini belirledi. Mahkeme, salonun kapasitesini göz önüne alarak, iddianamede ismi geçen ”mağdur-müdahil” 22 kişi, müdahillik talebinde bulunanlardan isimleri belirlenen 40 kişi ve yine müdahillik talebinde bulunan tüzel kişilerin temsilcileri ile bunların birer avukatını duruşma salonuna alacak.
Eşiyle birlikte işkence gördü
 
Darbe döneminde öğretmen eşi Enver Karagöz ile işkence gördüğünü anlatan Işılay Karagöz, “Sadece Kenan Evren’in değil, Şavşat’ın köyündeki işkencecisine kadar tüm sorumluların yargılanmasını istiyorum” dedi. İşkence görürken çıkardıkları seslerin birbirlerine dinletildiğini söyleyen Karagöz “Eşim, Almanya’da darbecilere karşı mücadelesini yazdığı kitaplarla verdi, ama öldüğünde gözleri açık gitti. Biz 3 kere gözlerini kapattık, gözleri yine de açık gitti. Ben de gözlerim açık şekilde gitmek istemiyorum” dedi.
Yazıcıoğlu’nun eşi de başvurdu
Helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP kurucu Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu da dün müdahil olmak için başvurdu. Dilekçede, Muhsin Yazıcıoğlu’nun 7,5 yılda hücre hayatı yaşadığı, işkenceye uğradığı belirtildi. Yazıcıoğlu, bir daha gençliğin bu tür olaylarda mağdur edilmemesi, işkencelere maruz kalmaması ve bu tür olayları yapan insanların bir nebze de olsun ders almaları için müdahillik talebinde bulunduğunu söyledi.
11 bin 527 gün önce...
Türkiye 12 Eylül 1980’de ağır bedeller ödeyeceği bir güne uyandı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ile kuvvet komutanları Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer ve Sedat Celasun, “İç Hizmet Kanunu’nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararı alarak ülke yönetimine bütünüyle el koydu.” Ancak askeri darbeyle birlikte, yeniden siyasi sürece geçilene kadar Türkiye büyük acılara şahit oldu. Verilen 517 idam kararından 50’si infaz edildi, 171 kişinin işkencelerde öldüğü ortaya çıktı. TCK’nın 141, 142 ve 163. maddelerine muhalefet ettikleri gerekçesiyle 71 binden fazla insan hakkında davalar açıldı. Toplam 98 bin kişi ise örgüt üyeliği suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Yıllar süren askeri darbe döneminden 32 yıl sonra bugün başlayacak davanın iki sanığı ise, binlerce insan hakkında davalar açılmasına, işten atılmalarına, işkence görmelerine ve hatta asılarak idam edilmelerine neden olmakla suçlanan Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya. Türkiye, 32 yıl sonra 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle yüzleşecek. Darbeyi yapan Milli Güvenlik Konseyi’nin hayatta kalan üyelerinden Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılanmasına bugün başlanacak.
Genelkurmay’a yürümelerine izin verilmedi
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB üyesi yaklaşık 300 kişi dün “12 Eylül Davası”nı protesto etmek için Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı. “Faşizme karşı omuz omuza”, “Faşizme ölüm tek yol devrim”, “Darbenin çocuğu faşist AKP”, “Darbelerden hesabı emekçiler soracak” sloganları atan grup Kavaklıdere’deki ABD’nin Ankara Büyükelçiği önüne yürüdü. Burada yapılan konuşmaların ardından grup daha sonra Genelkurmay Başkanlığı önüne yürümek istedi. Ancak geniş güvenlik önlemleri alan polis, buna izin vermedi. Grup, sloganlar atarak tekrar Yüksel Caddesi’ne döndü ve olaysız şekildi dağıldı.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Bağırsak ve mide ağrılarından safra kesesi alındı
  • Saate dikkat! Kafa karışıklığı yaşanıyor
  • Yahyalı cemaatinden referandum açıklaması
  • Hayır çıkarsa istifa edecek mi? Bahçeli'den cevap!
  • Bulgaristan'da ZİK'in skandal seçim kararı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA