• Konya13 °C

Hamdi Bağcı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

1 Mayıs Gerçekten İşçi Bayramı mı?

02 Mayıs 2010 00:29

Batı Dünyasında hepimizin sanayi devrimi olarak bildiğimiz süreçle birlikte müthiş bir insan sömürüsü başlamıştır. Özellikle çalışma saatleri, alınan maaşların düşüklüğü gibi konular işçi sınıfı denen ve sömürülen insan kitlelerinde tepkilerin oluşmasına neden olmuştur. Mesela Emile Zola’nın Germinal isimli romanını okuduğumda Fransa’daki madencilerin bazı hakları elde edebilmek için nasıl onurlu bir mücadele verdiğini içimde hissetmiştim. İnsanların canları pahasına sermaye sahipleri ile mücadele ederken edindikleri hakların bedelini de kanlarıyla nasıl ödediklerini en derin hislerle bu kitapta Zola müthiş bir şekilde anlatmıştır. Batıda onurlu bir mücadele ile sendikacılık ve işçi hakları elde edildi. ABD’de sendikalar 1889 yılında her 1 Mayıs'ın 8 Saatlik İş Günü talebini hayata geçirmek için grev ve gösteri günü olmasını kararlaştırdılar. Sonrada 1889 yılında Paris'te toplanan İkinci Enternasyonal 1 Mayıs'ı tüm dünyada işçilerin haklarını almak üzere grev ve eylem yapacakları gün olarak belirledi. Neticede alınan kararla 1 Mayıs ilk kez uluslararası hale geldi. Pariste 1889 tarihinde 1 Mayıs işçilerin ortak bayramı olarak kabul edildi, daha sonra bütün dünya tarafından kabul gördü ve bütün dünyadaki işçiler bu günü bayram olarak kutlamaya başladılar.

Yapılanlar ve dünyayı etkileyen haliyle 1 Mayıs saygı duyulacak birşeydir ama bizde böyle midir? Mesele işte bu soruya verilecek olan cevapta düğümlüdür. Soruya işin bütün tarafları gerçekci bir yanıt verebilse sorunlar çözülür ama vermezler, veremezler. İşin özü bizim ülkemizde çakma bir solculukla taklitçilikle oluşturulmuş bir 1 Mayıs vardır.

1 Mayıs Taksimde kutlandı orada gazeteciler vardı, eski tüfekler (ne demekse) vardı, partililer vardı, solcular vardı, öğrenciler vardı peki gerçek işçiler, ezilenler var mıydı, onların hakları savunuldu mu? Mesela Konya’da Eski Sanayide “40 yaşındayım, burada çalışıyorum, 600 lira alıyorum, sigortam yok” diyen emekçi 1 Mayısı kutladı mı yoksa yine çalıştı 1 Mayıs’tada mesaimi yaptı? Tekstil atolyelerinde 500 liraya ve sigortası yaptırılmadan, gelen müfettişlerden köşe bucak kaçırılarak sömürülen emekçi kardeşim ya da ona benzeyen kardeşlerimiz Taksimde var mıydı? Küba ile bağlantı kurup bilmem hangi teröristin resmini ellerine alıp meydanı dolduran solcular gerçekten ezilen ve Konya’da 300 liraya ve sigortası yapılmadan medya kuruluşlarında çalışmak zorunda bırakılan insanları acaba hayatları boyunca hiç tanıyacaklar mı?

Sabah8’de mesaisi başlayan ve akşam 21’e kadar çalışan sadece sigortası yapıldı diye 550 liraya katlanmak zorunda kalan kuryeler, fabrikalarda çalışan işçiler acaba bu solcu eski tüfeklerin hiç karşılaşacağı bir insan olabilecekler mi?

Sorun bu işte, ülkemizde gerçekten problem yaşayanlar, ezilenler, emekçiler değil sesi çok çıkan acaip zengin solcular işçi bayramını kutluyor ama asıl işçiler, emekçiler ise 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda bile çalışıyor. Gidin Konya’da bir tekstil atolyesinin sahibine; “1 Mayısta resmi tatil, çalışanların bugün bayramı, işçiler çalışacak mı?” deyin, size çok nazik davranır değil mi?!!!

Türkiye işte buralarda kayboluyor. Konya’daki 1 Mayıs kutlamalarında CHP ve İşçi Partisinin şovu varmış, Haberkonya.com’da okudum, haberde “Konya'daki İşçi Bayramı parti mitingine dönüştü, Konya'da işçi bayramı kutlamalarında sendika üyelerinin önüne geçen CHP ve İşçi Partisi üyeleri adeta şov yaptı” deniyor. Allah’ınızı severseniz hangi CHP’li işçi ya da eziliyor ya da hangi CHP’lin emeği gaspediliyor ya da hangi işçi İşçi Partisine oy verir. İşçi Partisinin işçiler tabanını mı oluşturuyor ki meydanları dolduruyor, sözde onların haklarını savunacaklar. ÖDP ya da KESK ya da DİSK sizce hangi emekçinin hakkını arıyor? Yoksa sol söylemlerle Türkiye’nin sinirini bozmak marifetlerini mi gösteriyorlar?

CHP bu ülkede hangi özgürlüğün temsilcisi, ne zaman işçi dostu oldu? Sermayedarlık banka ile başlar kapitalist ülkelerde ve CHP İş Bankasının büyük ortağıdır yani kendisi sermayedardır, yani kendisi kapitalistliğin ortağıdır, nasıl olurda işçinin hakkını koruyabilir?

Özelleştirmeye karşı olmakla işçi dostu olunmaz, yabancı sermaye düşmanlığı ile emekçi olunmaz, emekçinin haklarıda savunulmuş olmaz, bir avuç seçkinle laikçilik oyunu oynayarak işçinin hakkı savunulmaz.

Oysa özelleştirmeler olmasaydı Türkiye batacaktı, yabancı sermayeyi bu ülkeden çıkarırsanız binlerce gencimiz işsiz kalır. Ama sırtlarını devlete yaslamışlar adamların iş kaybetmek, maaşı alamamak gibi bir sorunları yok ki. Arkalarında Anayasa Mahkemesi var, arkalarında Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı var, arkalarında HSYK var daha birçok devlet kademesi onların yanında nasıl olsa, iktidar olamasalarda ülkede söz sahibi oluyorlar, şov yapıyorlar. Hükümet düşmanlığı ile işçilerin, emekçilerin hakları korunmaz. Gerçekten bu ülkenin ezilen insanlarının sözcüsü olmakla emekçi savunulur.

Umarım birgün gerçekten bu ülkede emekçiler 1 Mayısı kutlarlar, umarım ülkemizde birgün işçiler, emekçiler haklarını savunmaya başlar ve hakkın verilmeyeceğini alınacağını öğrenirler. Ben devlete sırtını dayayıp, sendika ağalığı yapan memurun- işçinin değil, gerçekten ezilen emekçinin, işçinin bayramı olduğunu düşünüyorum 1 Mayıs’ı ve onlar için gerçekten bayram ise da 1 Mayıs’ı kutluyorum.

 
 
Prof. Dr. Osman Erganiş Hoca
Selçuk Üniversitesi Alaaddin Keykubat Kampusunu gezerkez özellikle bir noktada müthiş heyecan duyarım. Bir tarafta Mimarlık Mühendislik Fakültesi bir tarafta Veteriner Fakültesi diğer tarafta ise Ziraat Fakültesi. Geçenlerde Veteriner Fakültesindeki değerli Hocalarımızdan Prof. Dr. Osman Erganişi ziyaret ettim. “Neler yapıyorsunuz” Hocam dedim. Anlattı dinledim. Bir aşı geliştirmişler. Tamamen TürkMalıve bir firma ile bu aşıyı piyasaya sürmüşler. Hocam, ürettikleri aşı ile hayvanlardaki dokuz ayrı hastalığın tedavi edileceğini ifade etti. İçinde iki tanedeKonyamikrobunun olduğunu söyledi. Mikrop deyince bende bizim bildiğimiz mikrop zannettim ama öyle değilmiş. Mikrop küçük mikro biyolojik canlılarmış.

Geliştirdikleri aşının muadilinin Avusturalya’da üretildiğini ifade etti Osman Hocam ve “bizim aşımız onlarınkinden daha iyi onlar 6 hastalık için geliştirdi biz 9 hastalık için geliştirdik” dedi. Evet Hocam söz konusu aşıyı geliştirmese bizim paralarımız tamamen yabancıya gidecek. Bakanlıklarla yaşadığı sorunları anlattı, bazı Bakanlıkların ise kendisine yardımcı olduğunu belirtti, yardımcı olana hayır duası okuyor Hocam, zorluk çıkarana ise tabi hepimiz şaşkın şaşkın bakıyoruz, ülke için iyi iş yapılacaksa herkesin yardımcı olması gerekmez mi? Bizim ayağımızın bağı ne yazık ki yine kendimiz oluyoruz, tuhaf. Hocam siz büyük bir savaşçısınız ve kahramansınız bunu bilin, siz bu ülkenin geleceğini kurtarıyorsunuz, umarım gençlerimiz sizi örnek alır.

Allah Osman Hocama ve Osman Hocam gibi değerli bilim adamlarımıza uzun ömür sağlıklı bir yaşam versin. İyiki varsınız Hocam.

     

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA